10 Ekim 2014 Cuma

Geyik kabilesi

Tek ama tek yiyecek kaynağı rengeyiği olan ‘‘Geyik Kabilesi’’nin bir üyesi olduğunuzu varsayın. Kabile olarak, ren geyiklerinin yiyecek bulmak için güneye göç ettiği ilkbahardan sonbahara kadar olan dönemde, kabileye yetecek kadar ren geyiği avlıyor, kışın yemek için saklıyorsunuz. Av dönemi bittiğinde fark ettiniz ki, kış daha öncekilere göre çok sert geçecek ve elinizdeki rengeyiği stokunun yetmesi mümkün değil. Yeterli et ve hayvan yağı olmazsa ölüm kesin! Sorunu tartışmak için toplantıya çağrıldınız. Ne yapardınız?

Arkadaşlarla oturup beyin fırtınası yaptık. Sonra bir dizi öneriyi hocaya sunduk. Aşağı yukarı öneriler şöyleydi:

1) Geyiklerin peşinden gidelim. Biraz daha avlayalım.
2) Alternatif bir yiyecek kaynağı arayalım. Meyve, balık, kuş yiyebiliriz.
3) Genç ve sağlıklı bir ekibi yardım getirmesi için gönderelim.
4) Daha idareli kullanmak için yiyeceği şimdiden paylaşalım.
5) Ren geyiğinin sadece etini değil, derisini, boynuzunu da yiyelim.
6) Bazı kabile üyelerini yiyeceğin bol olduğu yerlere gönderelim, talebi azaltalım.
7) Bazılarımızı öldürelim böylece talep azalır.
8) En yaşlılardan başlayarak en işe yaramazları öldürelim.
9) Yamyamlaşalım, öldürdüklerimizi yiyelim.

Gördüğünüz gibi en pratik çözümleri başta sunup, daha sonra sorunu çözmek için işi yamyamlığa kadar vardırdık. Hocamız önerileri alıp şöyle bir sınıfa baktı ve ‘‘Gördünüz mü? Siz Geyik Kabilesi üyesi olamazsınız’’ dedi.

Meğerse ‘‘Geyik Kabilesi’’ gerçekten varmış. Böyle bir durumda hiçbirşey yapmaz, kışı çıkaramayacaklarını bildikleri halde düzenli bir şeklide yemeklerini yemeğe devam ederlermiş. Hatta devletin yardımını bile reddedip ölümü beklerlermiş.

Bize verilmek istenen ders şuydu. ‘‘Geyik Kabilesi’’ batı kültürünün ‘‘sorun çözme’’ çerçevesine girmiyor. ‘‘Geyik Kabilesi’’ durumu kabul ediyor ve bir şey yapmıyor. Batı kültürü sorun çözmeye odaklanmış bir kültür, sorun çözülemez görünse bile, çözmek için uğraş veriliyor. Çünkü batı kültüründe insanlar ‘‘bir şey yapmak’’ için eğitiliyorlar. İkna edecek kişi bir sorun ortaya koyup çözüm önerisi getirince de başarı kazanıyor.

Gelin şimdi bize bakalım. 3 Kasım 2002'de seçime gidiyoruz. Neredeyse 50'ye yakın parti var. Çarşaf gibi bir seçim pusulasıyla sağlıklı bir seçim imkansız. Varolan seçim sistemi ve siyasi partiler kanunu ile de sorunların çözülemeyeceğini, artık kundaktaki bebek bile biliyor. Sorun belli. Ama çözüm önerisi yok.

Getirilen çözüm önerisi, sorunun ta kendisi: Seçim!

Bana, sonucu değiştiremeyeceğimizi bile bile yine aynı seçim sistemi ile aynı kanunlarla seçime gitmenin mantığını anlatır mısınız? Aynı şeyleri aynı şekilde yaparak nasıl bir şeyleri değiştirebiliriz. Ölümü bekliyoruz. Lütfen söyleyin bana biz Geyik Kabilesi miyiz?

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=89097