18 Ekim 2014 Cumartesi

Büyük yalan teorisi I

Goebbels şöyle der; “İnsanların beyin tembelliğini gördükçe, her istediğimizi yapabileceğimizi anladık… Propaganda bir uygulama konusudur. Sevimli veya teorik olarak doğru olması beklenmez. Harika, estetik olarak şık ya da kadınları ağlatan konuşmalar yapmayı önemsemem. Politik konuşmanın amacı, insanları düşündüğümüzün doğru olduğuna ikna etmektir. Doğruyu ortaya çıkarmak propagandanın görevi değildir….Devlet gerçeğin yayılmamasını sağlamak zorundadır, çünkü gerçekler yalanın can düşmanıdır; bu bakış açısını genişleterek şunu söyleyebiliriz: Gerçek devletin en büyük düşmanıdır.”

Hitler ise kitlesel propagandanın yalan üzerine kurulu olduğu bilinen “ Büyük Yalan Teorisi” tekniğini kullanmada bir numaraydı.

Büyük yalan teorisinin kurulu olduğu temeller aşağıdaki gibidir;

- Halka anlattıklarınızın gerçek olması şart değildir.
- Gerektiğinde yalan söylemekten kaçınmayın ve utanmayın.
- Söylediğiniz yalanlara inananlar mutlaka olacaktır.
- Bir yalanı sürekli tekrar edeceksiniz. Ne kadar fazla tekrarlarsanız o kadar fazla inanan çıkar. Bir süre sonra yalan, yalan olmaktan çıkar ve gerçeğin ta kendisi olur.
- Yeterli sayıda tekrar ederseniz, insanları karenin aslında bir daire olduğuna ikna edebilirsiniz. Sözler gerçeğin üstünü örtüp dikkatleri başka yöne çekmek için istenildiği gibi eğilip bükülebilir.
- Söylediklerinizin yalan olduğunun ispatlanmasından korkmayın. Bunu ispatlasalar bile, sizin yalanlarınızın ulaştığı kitleler onların doğrularının ulaştığı kitleden hep fazla olacaktır.
- Söylediğiniz yalan ne kadar büyükse o kadar etkili olur.
- Karşı taraf haklı bile olsa herhangi bir konuda hatalı olduğunuzu, yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyeceksiniz.
- Suçu da asla kabul etmeyecek ve üstlenmeyeceksiniz. Geri adım atmak olmayacak.
- Kendinizi hiçbir zaman savunma durumuna düşürmeyeceksiniz. Hep saldıracak, karşı tarafı savunmada bırakacaksınız. Siz değil onlar savunmada kalacak.
- Gerektiğinde sadece bir tek rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyi onun veya onların üzerine yıkmaya çalışın.
- Önemli olan halkın aydın kesimini kandırmak değildir. Onları fazla önemsemeyin. Onları kandırmak zordur ve zamanı boşa harcamış olursunuz. Sizin asıl hedefiniz cahil ve okumamış kitlelerdir. Onları kandırmak çok daha kolaydır.
- Eğer belli bir konuda hedefinizde dindar kesimler varsa, onlara Tanrı’dan ve peygamberden söz edip inançları doğrultusunda kandırabilirsiniz. Bu amaçla, gerektiğinde kilise cemaatini kullanmakta yarar vardır.
- Propaganda içerde sürekli olarak ortalama bir gerginlik ortamı yaratmalıdır.
- Basını, hükümetin kullanabildiği dev bir klavye olarak düşünün. Gazeteciler önemlidir. Onları ve patronlarını satın almak, devşirmek ve kullanmak için her şey yapılmalıdır.
- Gerektiğinde kendinize düşman yaratmaktan çekinmeyin.

Bush yönetiminin Irak Savaşı öncesinde Saddam Hüseyin‘in kimyasal silah ürettiği ve bütün dünyayı tehdit ettiği fikrini yayması, daha sonra herkesin anladığı gibi aslı olmayan bir kara propagandadır.