Sayfalar

27 Haziran 2023 Salı

ölüm

Öleceğiz bir gün, gömecekler.

Birkaç gün övecekler, sonra kalan malını bölecekler; 

Hatta memnun kalmayıp üstüne bir de sövecekler. 

18 Mayıs 2023 Perşembe

Sorma Hocam

Bana sual sorma, cevap müşküldür,
Her sırrı ben sana açamam hocam.
Hakkın hazinesi darı değildir,
Cami avlusunda saçamam hocam.

Kayd-i âhiretle düşmem mihnete,
Ben burda memurum şimdi hizmete,
Hayvan otlatırken gidip cennete,
Sana hülle donu biçemem hocam.

Miracı anlatma, eşek değilim,
Bildiğin kadar da melek değilim,
Günahkâr insanım, ördek değilim,
Bu ağır gövdeyle uçamam hocam.

Halka korku verme velvele salıp,
Dünya ve âhiret bu köhne kalıp,
Ben softa değilim cübbemi alıp,
İmaret imaret göçemem hocam.

Ölümden ürker mi tez ölen kimse?
Çoktan mazhar oldum ben hak nefese,
Bu demi sürerken ecel gelirse,
İşimi bırakıp kaçamam hocam.

Şarabı men etme, o değil hüner,
Aşıkım bâdesiz pek başım döner,
Gönlümde muhabbet ateşi söner,
Özrüm var, sade su içemem hocam.

Nâr-ı cehennemi önüme serme,
Günahımı döküp kaygular verme,
Kitapta yerini bana gösterme,
Ben pek o yazıyı seçemem hocam.

Feylesof Rıza'yım dinsiz anlama,
Dini ben öğrettim kendi babama,
Her ipte oynadım cambazım amma,
Sırat köprüsünü geçemem hocam.

15 Mayıs 2023 Pazartesi

çeşitli hayır temennileri

hayırlı olsun; bir mutluluğu, sevinci paylaşmak için ( ev alındığında )  

hayırlısı olsun; bir acıyı, kederi paylaşmak, teselli etmek anlamında kullanılır ( boşanmadan sonra ). sonuçlarını tahmin edemeyeceğimiz çok sonucu olan bir olaydan sonra "en iyisi hangisiyse o olsun" anlamında. 

hayırlar olsun; biri telaşla haber getirdiğinde  

hayrolsun; rüya gören kişiye

13 Mayıs 2023 Cumartesi

Belma Sebil

Seni ben Kallâvi sokağı’nda gördüm
Sen beni görmedin görmedin
Kapıları çaldım adını sordum
Söylemediler öğrenemedim
Seni ben Kallâvi Sokağı’nda gördüm
Bir daha görmedim bilmedim

Belma Sebil adını yakıştırdım
Aklıma geldikçe her sefer
Gözlerinin mavisini bitirdim
Saçlarının siyahına başladım

Kallâvi Sokağı’nda güvercinler
Benim karanlık İstanbul’um
Bir esnaf kahvesine oturdum
Belma sebil ya geçti ya geçer
Rüzgârını içime doldururum
Kallâvi Sokağı’nda güvercinler

Bunca yıl sönmemiş umudum
Nisan değilse mayıs
Perşembe değilse pazar
Ben Belma Sebil’i bulurum

Yarın

bir şeyler olacak yarın

duruşundan belli

kırdaki atların

bulutların koşuşundan belli

kazışından köstebeklerin toprağı


karıncaların telâşından belli

bir şeyler olacak yarın

belki bir tomurcuk

belki bir ağacın düşen yaprağı

belki de bir çocuk


pek o kadar göremesek de uzağı

kuşların uçuşundan belli

bir şeyler olacak yarın

öbür günden önemsiz

yarından önemli

Mahur

Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız 

O mahûr beste çalar Müjgân'la ben ağlaşırız 

Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız 

Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız 

O mahûr beste çalar Müjgân'la ben ağlaşırız. 


Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı 

Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı 

Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı 

Gittiler akşam olmadan ortalık karardı. 

O mahûr beste çalar Müjgân'la ben ağlaşırız.


Bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra 

Sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara 

Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara 

Gün döndü geceler uzar hazırlık sonbahara

O mahûr beste çalar Müjgân’la ben ağlaşırız.


24 Nisan 2023 Pazartesi

Beklenen

Ne hasta bekler sabahı,

Ne taze ölüyü mezar.

Ne de şeytan, bir günahı,

Seni beklediğim kadar.


Geçti istemem gelmeni,

Yokluğunda buldum seni;

Bırak  vehmimde gölgeni

Gelme, artık neye yarar?

Gelin isteme

"Tanrı’nın buyruğu, Peygamber’in kavli ile aydan arı, günden güzel kızınızı oğlumuza istemeye geldik."

Orta Asya'da atalarımız bu cümle ile kız istiyormuş. 

18 Nisan 2023 Salı

hayat

Sahte kalabalıkların olacağına gerçek bir yalnızlığın olsun

Evlilik

İyi damat kazanılmış bir erkek evlattır. Kötü damat ise kaybedilmiş bir kız evlattır.

Pazar akşamları

Şimdi kılıksızım, fakat

borçlarımı ödedikten sonra

ihtimal bir kat da yeni esvabım olacak

ve ihtimal sen

yine beni sevmeyeceksin.

bununla beraber pazar akşamları

sizin mahalleden geçerken,

süslenmiş olarak,

zannediyor musun ki ben de sana

şimdiki kadar kıymet vereceğim ?

12 Nisan 2023 Çarşamba

Anadolu'da bir asi kumandan

"Ben ise daha karanlık bir yolun yolcusu idim. İstanbul’un bu halini gördükten sonra bütün istinat ettiğim nokta; Anadolu’nun hangi diyarında ve nasıl bir ümitle yaşadığını o dakika bilmediğim bir asi kumandan beni teselli ediyordu."

"Paşam Nereye Kadar Çekileceğiz?" 

1.Dünya Savaşı ve İstiklâl Harbi Hatıraları

Mehmet Dürdali Karasan / Yay. Haz. (Torunu) Şeref Karadağ 

9 Nisan 2023 Pazar

Türk

Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu.

Bu sahne 7 bin senelik, en aşağı, bir Türk beşiğidir.

Beşik tabiatın rüzgarları ile sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı.

O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu; Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu.

Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.

Akıl

"Bireyler tek başlarına akıllıdır, bir araya gelince aklı yitirirler."

Burada "kalabalıkların bilgeliği" kavramının her zaman doğru olmadığını bir kere daha doğrulamış oluyoruz.

6 Nisan 2023 Perşembe

Fakir değilsin!

Fakir olduğunu düşünüyorsan, bir taşın da bak.

Sömürmek

“Hiç, çoban koyunu güder mi dağda?

Olmasa gözleri süt, yoğurt ve yağda."

Tembellik

 Oturabiliyorsan, ayakta durma.

Yatabiliyorsan, oturma

Tembellik

Tembellik insanı öyle sarar ve etkiler ki, çalışan bir insanın, tembelliğin kurbanı olmuş bir kişiden daha çok dinlenme zamanı vardır.

Bu sabaha hava berrak

Bu sabaha hava berrak,

Bu sabah her şey billurdan gibi.

Gök masmavi bu sabah,

Güzel şeyler düşünelim diye.

Yemyeşil oluvermiş ağaçlar.

Bulutlara hayretinden.

Işıldıyor kanat seslerinden kuşların

İlk uçtukları günün altın sevinci.

Karlı dağlardır sefere çıkmış,

Vadideki suyun şırıltısında.

Ben gülüm, ben karanfil, ben de yasemin diyor,

Renk renk kokularla çiçekler,

Sahiplerinden memnun evin bahçelerinde.

Boy boy insan gölgeleri kımıldar

Güneşi içmiş kaldırımlarda.

Belli adım atışlarından,

İçlerinden geçen şey.

Bütün erkekler delikanlı,

Bütün kadınlar genç kız,

Fakirinde refah,

Hastasında sağlık.

Sorulsa çocuk bahçesidir derim,

Karşı bayırdaki mezarlık.

Bu sabah hava berrak,

Bu sabah herşey billurdan gibi.

Cahit Sıtkı TARANCI


Çınar

Göklerle kucaklaşan dallarında çınarın

Yeşil bir sonsuzluk ve sevinçleri kuşların...

Nedir bu yaslı özlem, durup dururken, sende?

Gel, vatan tutalım bu çınarın gölgesinde.

3 Nisan 2023 Pazartesi

Yıllarca aradım ( ben beni )

Yıllarca aradım kendi kendimi

Hiçbir türlü bulamadım ben beni

Hayal mıyım ürüya mı bilinmez

Hiçbir türlü bulamadım ben beni


İnsan mıyım mahluk muyum ot muyum

Ekilir biçilir bir nebat mıyım

Yoksa görünüşte bir sıfat mıyım

Hiçbir türlü bulamadım ben beni


Leyla mıyım Mecnun muyum çöl müyüm

Arı mıyım çiçek miyim bal mıyım

Köle miyim bir güzele kul muyum

Hiçbir türlü bulamadım ben beni


Varlığım yokluğum bir Veysel adım

Gök kubbede kalacaktır ses kadim

Elli üç yıl kendi kendim aradım

Hiçbir türlü bulamadım ben beni

Başakların içinde

Başaklardan kundağın,

Bağ, bahçe solun, sağın;

Yıldızlar oyuncağın...

Ağlama güzel çocuk!


Mavili bir nişan mı,

Nazarlara derman mı,

Göklerden armağan mı

Başındaki şu boncuk!


Urban yama yama;

Gönül koyma akşama.

Güzel çocuk, ağlama;

Anan orak biçiyor..


Tanrım sevsin başını;

Rüzgar silsin yaşını..

Babanı, kardaşını

Sakarya ufkuna sor!..


Unutma sakın dünü;

Bitmez bu zafer günü.

Atanın ak yüzünü

Senin yüzün ak tutar.


Oğlusun bir askerin,

Ağlama derin derin..

Başak tutan ellerin

Bir gün al bayrak tutar.


Ömer Bedrettin Uşaklı

 (1904 - 1946)

Dalgacı Mahmut

İşim gücüm budur benim,

Gökyüzünü boyarım her sabah.

Hepiniz uykudayken.

Uyanır bakarsınız ki mavi.


Deniz yırtılır kimi zaman,

Bilmezsiniz kim diker;

Ben dikerim.


Dalga geçerim kimi zaman da,

O da benim vazifem;

Bir baş düşünürüm başımda,

Bir mide düşünürüm midemde,

Bir ayak düşünürüm ayağımda,

Ne halt edeceğimi bilemem

Melankoli

Beni en güzel günümde

Sebepsiz bir keder alır.

Bütün ömrümün beynimde

Acı bir tortusu kalır.


Anlayamam kederimi,

Bir ateş yakar derimi,

İçim dar bulur yerimi,

Gönlüm dağlarda bunalır.


Ne kış, ne yazı isterim,

Ne bir dost yüzü isterim,

Hafif bir sızı isterim,

Ağrılar, sancılar gelir.


Yanıma düşer kollarım,

Görünmez olur yollarım,

En sevgili emellerim

Önüme ölü serilir…


Ne bir dost, ne bir sevgili,

Dünyadan uzak bir deli…

Beni sarar melankoli

Kafamın içersi ölür.


Not: Nükhet Duru pek de güzel söyler

30 Mart 2023 Perşembe

Present tense

Present perfect tense, geçmişten başlayan ve günümüzde etkileri hala hissedilen olaylardır. Mesela kredi kart borcu veya soğan yemek gibi örnekler verilebilir.

Past perfect, adı üstünde. geçmiş harikaydı, güzel zamanlardı

Martı

ben binerim gemiye 

biletçiden habersiz 

ben yolculuk ustasıyım 

her geminin tayfasıyım 

benim dünyam kuşbakışı 

ben geminin martısıyım

Ceviz Ağacı

Başım köpük köpük bulut

İçim dışım deniz

Ben bir ceviz ağacıyım

Gülhane Parkı'nda

Budak budak

Şerham şerham ihtiyar bir ceviz

Ne sen bunun farkındasın

Ne polis farkında

Ben bir ceviz ağacıyım

Gülhane Parkı'nda

Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl

Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril

Koparıver gözlerinin gülüm yaşını sil

Yapraklarım ellerimdir

Tam yüz bin elim var

Yüz bin elle dokunurum sana İstanbul'a

Yapraklarım gözlerimdir

Şaşarak bakarım

Yüz bin gözle seyrederim seni İstanbul'u

Yüz bin yürek gibi

Çarpar çarpar yapraklarım.

Ben bir ceviz ağacıyım

Gülhane Parkı'nda

Ne sen bunun farkındasın

Ne polis farkında


Not: Cem Karaca pek de güzel söyler

29 Mart 2023 Çarşamba

Din ve ahlak

Namaz 5 vakit, ahlak 24 saat farzdır.

Odun

Boşboğazı ateşe atmışlar, odun yaş diye bağırmış

Eşeği düğüne çağırmışlar, ya odun eksik, ya su demiş

Dost ve düşman

Dostunla aranda bir duvar, düşmanınla aranda bir kapı bulundur.

İhtiyaçlar

İnsan ne kadar az şeyle idare ederse, o kadar mutlu olur; istekler, ihtiyaçlar çoğaldıkça, özgürlük azalır.

Maksim Gorki

Boks

Bir salonda hiç spor yapmamıştım. Sadece yazları yüzme ve plaj voleybolu, mevsim uygunsa yürüyüş.

Boks kültürünü merak ediyordum, karşıma fırsat çıkınca kaçırmak istemedim.

Kurs hafta içi her gün 16-18 ve 18-20 arasında 3 ay boyunca sürdü. Profesyonel sporcular çift idman yaparken bana tek idman yeterli oldu. Sonradan da şunu fark ettim, her gün antrenman yapmak aslında yanlış. Dinlenmek de gerekiyor, bu yüzden 2 gün idman 1 gün dinlenme ve 2 gün idman 2 gün dinlenme şeklinde haftayı tamamladım. 

Antrenmana giderken ve dönerken çantam sırtımda 1 saat de yürüdüm.

İlk 1 saat ısınma aslında bana yetiyordu, sonrasında ip atlama, gölge boksu, torba, sparring, antrenör ile pad yumruklama, ayak hareketleri ile 1 saat daha geçiyordu. arada kısa molalar olduğunu da eklemem gerekir. Sonrasında 15 dakika esneme ve soğuma hareketleri ile günü bitiriyorduk.

Gördüğüm bu sporun aslında ağır olduğu, boksörler beden terbiyesi için oldukça ağır antren yapıyorlar. Bütün sporlarda öyledir belki çünkü her spor branşında ağır rekabet var. Beslenmesi, uykusu, güç-hız-teknik antrenmanları ile rakiplerinize fark atmanız gerekiyor.

Çocuk kardeşlerimizin ve kızların da bu sporu yaptığını görünce sevindim açıkçası. 3-4 sene pişmiş bir gencin değişimine şahit olmanız ise bambaşka.

Spor yapmanın diğer bir güzel yanı ise sokaklardan uzak tutması.

Bu sporu yaparken ortak noktaları olan başka sporları yapmak da gerekebilir, gizli dinlenmenin faydası tartışılmaz. 

Her zaman olduğu gibi doğru yönlendirme ve bilinçli aile çok önemli.

"Metin Gazoz, oğlunu olimpik bir sporcu yapmak için çok araştırdı, çok okudu, çok danıştı. İlk olarak okçulukta duruşun, kuvvetini geriye doğru kullanmanın önemli olmasından dolayı sırt kasları gelişsin diye oğlu Mete'yi yüzmeye gönderdi. Sonra hem sol hem de sağ elin koordinasyonun sağlanması yani ellerin itiş ve çekiş yapabilmesi için, zamanlamanın gelişmesi için okul basketbol takımına yazılmasını sağladı. Okçuluğun nişan alınan bir spor olmasından kaynaklı olarak bakmak ve görmenin farkını ayırabilmesi için oğlunu resim kursuna yönlendirdi. Bütün bu eğitimlerden geçen Mete, beynin hem sağ hem sol bölgesini aynı anda geliştiren, algıyla düşüncenin farklı bir kombinesini sağladığı belirtilen piyano eğitimi de aldırdı."

Kendi yorumu ise şu şekilde "Mental özellikler çok daha önemli. Çünkü siz de rakibiniz de aynı fiziksel antrenmanları yapıyorsunuz. Aynı atışları çalışıyorsunuz. Ama eğer mental olarak onun birkaç adım ötesine geçebilirseniz işler değişir. Mesela ben bazen turnuvalarda atış yaptıktan sonra gülümsüyorum. Atışın iyi veya kötü olması önemli değil. Önemli olan rakibiniz, sizi dev ekranda izlerken güldüğünüzü görmesi. Çünkü o zaman kafasında, “Ya atış kötüydü ama hâlen daha mutlu” veya “Atış iyiydi ve daha da iyileri gelecek” kuşkularını yaratabiliyorsunuz. Bu bir zihin kapışması."

Aynı şekilde İbrahim Çolak ise "30 saniyelik performans için 20 yıldır çalışıyorum." demiş.

Yakın zamanda duyduğum şu söz ise tüm spor dallarında değişmez bir kural "maç ( veya kupa, madalya ) antrenmanda kazanılır." Bunu doğrular biçimde Kobe Bryant nasıl antrenman yaptığını anlatıyordu "rakipleriniz günde 1 defa antrenman yaparken siz 2 hatta 3 yapın. 1 yıl sonra 1 yıl fark atmış olursunuz, belki de 2 yıl sonra 4 yıl fark atmış olursunuz. bir süre sonra bu fark öyle bir açılır ki asla kapanmayacak bir hale gelir."

Michael Phelps ise kendini adayanlardan "Ye, uyu ve yüz". Günlük tükettiği 10.000 ( bazen 12.000 ) kalorinin 5 kişiyi beslemeye yetebileceğini görmek zor değil. Madalyaları kazandığında 85 kg olan vücudunun yağ oranı ise sadece %8. Nasıl bir idman yaptığını siz düşünün. 

Görüyorsunuz başarı şans değil, Novak Djokovic, Jordan, Muhammed Ali, Van Hoodjonk ... arkasında hep doğru yönlendirme, çok çalışma, farklı bilimlerden destek almayı görüyoruz. Her birinin benzer başarı öyküleri var.

Konu nerelere geldi.

Boks ve bazı diğer sporların ortak yönleri var, örneğin ayak hareketleri eskrim ve masa tenisi ile benzer. İp atlayarak voleybol ve basketbolda kullanacağınız sıçrama yeteneğiniz gelişebilir. Denge, refleks, kas geliştirmek için harikadır. 


Neden boks yaptım ve yapacağım?

Kas, denge ve refleks geliştirmek

Kalori yakmak ve yağ eritmek

Yorularak iyi bir uyku çekmek

Bir savunma sporu öğrenmek

Yazın oynayacağım plaj voleyboluna hazırlanmak için

Kendinize güvenmek

( Torbaya yumruk sallayarak ) sinirinizi boşaltmak

4 yumruk yiyecekken, 1 yumruk yemek

10 yanlış yumruk atacakken, 2 düzgün hızlı nizami sert yumruk atmak 

istiyorsanız, boks tam size göre.


Zaman kötüye gidiyor, ne zaman nerede kendinizi savunmak zorunda kalacağınız belli olmaz. Evet tabanca, tüfek, bıçak kullanabilirsiniz ancak yumruklarınız, refleksiniz her zaman yanınızda.

23 Mart 2023 Perşembe

iyi ve kötü

İyi bir adam meyhanede bozulmaz, kötü bir adam kilisede düzelmez.

Polonya atasözü

bağlaç olan "da"

Dahi anlamındaki "da" ayrı yazılır.

Örnek: Leonardo da Vinci. Adam dahi


Bu "da" ayrı bir kelimedir, bağlaçtır. Cümleden çıkardığınızda anlam bozulmaz, sadece "da" olarak yazılır.

Dahi, ayrıca kelimesi ile yer değiştirebilir.

Yeri gelmişken, üstün zekalı anlamına gelen ve ayrıca anlamına gelen dahiler farklı okunur.

Ek olan ise -de ve -da olarak 2 çeşittir. Ayrı bir kelime değildir. Cümleden çıkardığınızda anlam bozulur.


20 Mart 2023 Pazartesi

Ordu

Boztepe’ye yaslanmış, bulutlar ona duvak.

Saçları koyu yeşil, yükseklerde tel tel ak,

Tatmadan sarhoş olur ona uzanan dudak.

Güzellikler yatağı dile destan Ordu'muz.


Rahmetli öğretmen, araştırmacı yazar ve şair Mahmut Sıtkı Can

1905 Ordu - 26 Ocak 1958, Perşembe / Ordu

19 Mart 2023 Pazar

el & gün

Günümüzde “El, gün bize ne der sonra?” ve “Ele güne karşı” deyimlerinde geçen el ve gün kelimeleri, geçmişte İl (devlet) ve Kün (halk-millet) anlamlarında kullanılmıştır.

Bu kelimeler zamanla “Devlet ve millet bize ne der sonra?” şeklindeki anlamını yitirerek “Başkaları bize ne der sonra?” anlamını kazanmıştır

El alem ne der sonra? Yabancı insanlar ne der sonra? olarak da kullanıyoruz.

17 Mart 2023 Cuma

Tedbir

Tarihin en büyük denizci halklarından Giritlilerin “Opios fovate then fovate” diye bir sözü varmış. 

“Korkan korkmaz” diyor Giritliler, kısaca “önlemini ( tedbirini ) alan korkmaz” demekmiş.

Hay & Huyn

 Hay'dan gelir, Huyn'a gider.

* Hay: Ermeni

* Huyn: Rum


Osmanlı zamanında Ermeni'den rüşvet alan memur, eve haram para sokmamak için, Rum meyhanesinde yermiş. 

insan

İnsan 

neyin açlığını çekmişse, o masanın oburu

neyi duymaya muhtaçsa, o ağzın kölesi

nerede görmezden gelinmişse o sahneden inmez olur. 

başlamak

 



dert

Bir soğukluk var memlekette

mevsim mart değil dert sanki

Direniş

En sağlam direniş, kalbi temiz tutmaktır.

Tuna Kiremitçi ( twitter kiremitciev )

4 Mart 2023 Cumartesi

Açık

Kapısı açık

Bir evdir hep çocuklar

Kediler de develer de

Kuşlar da bulutlar da

Girer içeri.

1 Mart 2023 Çarşamba

Unutmak

Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür

İnsan, nisyan ile malüldür.

* nisyan; unutmak

* malül; eksiklik, sakatlık

5 Şubat 2023 Pazar

Türk

 Güneş bayrağımız, gökyüzü çadırımız.

30 Ocak 2023 Pazartesi

Dostlar beni hatırlasın

Ben giderim adım kalır

Dostlar beni hatırlasın

Düğün olur bayram gelir

Dostlar beni hatırlasın


Can kafeste durmaz uçar

Dünya bir han konan göçer

Ay dolanır yıllar geçer

Dostlar beni hatırlasın


Can bedenden ayrılacak

Tütmez baca yanmaz ocak

Selam olsun kucak kucak

Dostlar beni hatırlasın


Ne gelsemdi ne giderdim

Günden güne arttı derdim

Garip kalır yerim yurdum

Dostlar beni hatırlasın


Acar solar turlu çiçek

Kimler gülmüş kim gülecek

Murad yalan olum gerçek

Dostlar beni hatırlasın


Gün ikindi aksam olur

Gör ki başa neler gelir

Veysel gider adı kalır

Dostlar beni hatırlasın

15 Ocak 2023 Pazar

Türklük

"Bizim neslin gençlik yıllarında Osmanlılık telkin ve etkileri hâkimdi. İmparatorluk halkını meydana getiren Türk’ten başka milletlere, bu arada yanlış bir din anlayışıyla Araplara, sarayın, ordu ve devlet ileri gelenleri arasında bulunan soydaşlarının etkisiyle Arnavutlara özel bir değer veriliyor, onlardan söz edilirken “kavm-i necib” deyimi ile sıfatlandırılarak bu duygunun belirtilmesine çalışılıyor, memleketin sahibi ve devletin kurucusu olan biz Türkler, ikinci planda gelen önemsiz halk yığınları sayılıyorduk.

Şair Mehmet Emin Yurdakul’un, ilk defa Manastır Askerî İdadisi’nde öğrenci iken okuduğum “Ben bir Türk’üm, dinim, cinsim uludur” mısrasıyla başlayan manzumesinde, bana ulusal benliğimin gururunu tattıran ilk anlatımı bulmuştum.

Fakat ben asıl bunu, Orduya ilk katıldığım günlerde, bir Arap binbaşısının 'Kavm-i Necip evladına sen nasıl kötü muamele yaparsın' diye tokatladığı bir Anadolu çocuğunun (Türk askerinin) iki damla gözyaşında Türklük şuuruna erdim. Onda gördüm ve kuvvetle duydum.

Ondan sonra Türklük benim derin kaynağım, en derin övünç membaım oldu. Benim hayatta yegane fahrim, servetim, Türklükten başka bir şey değildir."


7 Ocak 2023 Cumartesi

Barbaros

Yahya Kemal’in başka bir şiirinde bir kelime için yıllar boyu beklediği rivayet edilir. Beşiktaş'ta bulunan Barbaros Hayrettin paşa türbesinin tam karşısında kendi adı ile anılan meydana dikilen anıtta bulunan şiiri ( aslında "Süleymaniye'de bayram sabahı" şiirinin bir kısmı ) aşağıdaki gibidir. 


Deniz ufkunda bu top sesleri nereden geliyor?

Barbaros belki donanmayla seferden geliyor.

Adalardan mı? Tunus’tan mı? Cezayir’den mi?

Hür ufuklarda dolanmış iki yüz pare gemi

Yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor.

O mübarek gemiler hangi seferden geliyor?


Neyzen Tevfik ise bir taşlama yani hiciv şairidir. Kendine has sert bir üslubu ve karşısındakini yerin dibine sokacak edebi bir dile sahiptir. Ele avuca sığmaz, karşısındaki vekil midir başvekil midir düşünmez.

Bir gün Beşiktaş’ta Yahya Kemal Beyatlı’nın denizlerin efendisi Barbaros Hayrettin Paşa’ya yazdığı şiiri okur ve aşağıdaki gibi döker içindekileri.


Edebi bilgini Hayrettin Kaptan

Beş asır önceden biliyor gibi.

Ikına ıkına yazdığın şiire

Barbaros kıçını siliyor gibi.


Senelerce bir kelimenin beklemeyi kabızlık olarak tarif ederek anında cevap vermiştir Neyzen. Şiirin Hayrettin Paşa’nın arkasında yazıyor olması da bir ayrıntı.

Han-ı yağma

Bu sofracık efendiler, - ki iltikaama muntazır

Huzûrunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır;

Şu milletin ki muztarip, şu milletin ki muhtazır!

Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır... 


Yiyin efendiler yiyin, bu hân-ı iştihâ sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!


Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir

Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?

Şu nâdi-i niam, bakın kudûmunuzla müftehir!

Bu hakkıdır gazânızın, evet, o hak da elde bir...


Yiyin efendiler yiyin, bu hân-ı zi-safâ sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!


Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say:

Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,

Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;

Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...


Yiyin efendiler yiyin, bu hân-ı iştihâ sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!


Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar

Gurûr-i ihtişâmı var, sürûr-i intikâamı var.

Bu sofra iltifâtınızdan işte âb ü tâb umar.

Sizin şu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...


Yiyin efendiler yiyin, bu hân-ı can-fezâ sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!


Verir zavallı memleket, verir ne varsa: mâlini

Vücûdunu, hayâtını, ümidini, hayâlini

Bütün ferâğ-ı hâlini, olanca şevk-ı bâlini.

Hemen yutun düşünmeyin harâmını, helâlini...


Yiyin efendiler yiyin, bu hân-ı iştihâ sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!


Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!

Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!

Bugünkü mi'deler kavî, bugünkü çorbalar sıcak,

Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...


Yiyin efendiler yiyin,  bu han-ı pür-nevâ sizin; 

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!