10 Kasım 2014 Pazartesi

Salih Bozok

Atatürk’ün yaveri Salih Bozok’un Smith Wesson marka, sedef kabzalı, 228411 seri numaralı silahı Yapı Kredi bankasında saklanmaktadır. Tabancanın yanında Yapı Kredi’ye devredilen “Cemil Salih” (Salih Bozok’un büyük oğlu) imzalı bir kartvizit üzerindeki elyazısı notta ise şu satırlar bulunuyor:

Bu tabanca ailemiz için çok kıymetli bir hatıradır. Atatürk öldüğü gün babam kalbine bu tabanca ile kurşun sıkmıştı. Oğlum Salih’in bunu hayatı boyunca saklaması vasiyetimdir.


Bu, 10 Kasım’ın üzüntüsüyle o an karar verilmiş bir intihar girişimi değildi. Planlıydı.

Atatürk’ün sağlığının hepten bozulduğu 1938’in sonlarına doğru bir gün Salih Bozok 17 yaşındaki oğlu Muzaffer’i Dolmabahçe Sarayı’na çağırtmış, karşısına oturtup şöyle demişti:

Bak Muzaffer! Artık koca adam oldun. Atatürk ölüyor. Şunu bil ki eğer Atatürk ölürse ben de hayatıma son vereceğim. Sen artık koca adam oldun. Ailenin erkeği sensin. Annen, ablaların sana emanet. Aileye bakarsın. Oku, memleketine faydalı bir adam ol.

Muzaffer Bozok, intihar edeceğini açıklayan babası karşısında hiçbir şey söyleyememiş, sadece ağlamış, yüzünü saklamış ve bitik bir vaziyette eve dönmüştü.

Bir sabah okula giderken babasını banyoda görmüş, tıraş olduğunu sanmıştı. Oysa Salih Bozok, elindeki tentürdiyotla Atatürk öldüğünde kalbine ateş edeceği yeri işaretliyordu.

10 Kasım sabahı Salih Bozok’un oğlunu okul müdürü çağırttı, “Derhal eve gidiyorsun” dedi.
Muzaffer yolda bayrakların yarıya indiğini görmüş, Atatürk’ün öldüğünü anlamıştı.

Ya babası?
O da planladığını yapmış, Atatürk’ün ölüm haberini alınca bir odaya kapanmış, tabancasını çıkarıp kalbine sıkmış, ancak kurşun kalbi bulmadığı için yaralı olarak Şişli Sıhhat Yurdu Hastanesi’ne kaldırılmıştı. İşte 10 Kasım sabahı Dolmabahçe’de Atatürk’le dolu bir yüreğin üzerinde patlayan o tabanca ilk kez gün ışığına çıkıyor. “Ölesiye bağlılık”ın en somut kanıtı olarak...