Sayfalar

şikayet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şikayet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2015 Pazar

TTnet şikayetim hakkında

Annem by-pass ameliyatı oldu ve babama ise kalp pili takıldı. Evde refakatçi olarak zaman geçireceğim için internet bağlatmak istedim ve başvurdum. ( Hijyen kuralları gereği, eve ziyaretçi kabul etmezken, çok yakın akrabaların bir uğrayıp dileklerini iletmesine izin veriyordum )

Bağlantının sağlandığını öğrenince, şifrelerimi alarak bir koşu modemi kurdum ( 1. modem, 1. kurulum ) ancak tüm internet sayfalarında "sınırlı bağlantı" ya da "bağlantı hatası" görünüyordu.

Müşteri hizmetlerini aradım, aldığım cevap ise "IP çıkışı sağlanıyor, muhtemelen modem / splitter / iç hat hatası" idi. Evime teknik servis yönlendirilmesini istedim. Gelen servis modemimin bozuk olduğunu söyledi. Ancak bu modem birkaç ay önce çalışıyordu. TTnet bayisine giderek, denedim ve hala çalışıyordu. Modemin yeni fiber bağlantı tipine uygun olamama ihtimaline karşı yeni bir modem aldım ve kurdurdum. ( 2. modem, 2. kurulum )

Tüm kurulum işlemlerini TTnet bayisinde yaptım, çünkü laptopumda CAT-5 kablo girişi bulunmuyor.

Modemi eve getirip bağladığımda "sınırlı bağlantı hatası" devam ediyordu. Tekrar müşteri hizmetlerini aradım "IP sağlandığı.... modem hatası" teşhisi devam etti. Diğer bir splitter taktım ve iç hattı yeniledim. Ancak hata devam ediyordu. Müşteri hizmetlerini aradım ve "modemin TTnet bayisinde çalıştığını ancak evde çalışmadığını" belirttim, eve tekrar teknik servis gönderildi. Kendisi, modemimin bozuk olduğunu tekrar söyledi.

Yeni aldığım modemi TTnet bayisine götürdüm, iade etmek istediğimi belirttim. İade olmayacağını ancak, değiştirebileceklerini söylediler. Kabul ettim, kurdurdum ve tekrar eve geldim. ( 3. modem, 3. kurulum ) Ancak hata devam ediyordu. Müşteri hizmetlerini aradığımda "bozuk modem" teşhisinde ısrar ettiler ve eve tekrar teknik servis gönderdiler. Farklı bir teknik servisi çalışan bir modem ile göndermelerini istememe rağmen, aynı kişiler elleri boş geldi.

Hiçbir modemin bozuk olmadığı, farklı birşeylerin ters gittiği konusunda ısrar edince müdürlük, saha personeli .... vb bir sürü telefon görüşmesi yapıldı. Benzeri bir şikayetin civarda yaşanmış olduğu hatırlanınca, 63. porttaki hattın 81. porta alındı, aç / kapa / restart işleminden sonra bağlantı geldi.

Ancak fatura da gelmişti. Müşteri hizmetlerini aradım ve faturayı ödemeyeceğimi çünkü hatanın bende değil, kendilerinin olduğu belirttim. İnceleyip dönecekleri söylendi. 1 saat olmadan arandım ve hatanın kendilerinde olmadığı, bu sebeple itirazımın haksız olduğunu söylediler.

Teknik servisi arayıp, rapora yazdıkları sebebi ile faturamın iptal edilmediğini söyledim. Aldığım cevap ise "ben faturadan, rapordan anlamam abi, ben saha personeliyim. o işleri müdürlükte halletmen lazım" oldu.

Başvuruyorum, "bağlantı sağlandı" deniyor. 

Evdeki hattımda sorun yokken yenilettim ve modemim çalışıyorken yeni bir modem aldım ve bunların bir de masrafı var. 

Ev / apartman / site girişine sağlanması gereken hizmet ise ayıplı / kusurlu, tam / eksiksiz değil.

Tüm bunlara rağmen bir de fatura gönderiliyor ve sizi dinleyecek bir yetkili yok. Müşteri hizmetleri "sizi anlıyorum Semih bey ama bize yapılan bildirim bu yönde" demekten başka birşey beceremiyor.

Demek ki personel işini bilmiyor ve yalancı. O arıza formuna "modem hatası" demek yerine "port hatası" demeyi beceremiyor. Belki kendini belki de işverenini koruyor. Ancak bu yalancı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Üstüne üstlük evde hijyen sağlamaya çalışırken, eve ziyaretçi almazken, grip mi nezle mi olduğu belli olmayan kişileri eve kabul etmek zorunda kalıyorum, bana kalan ise 10 TLlik fatura ve bir de ağır sigara kokusu.

17 Mart 2015 Salı

Diyanet hakkında

Sayın yetkili

Güzel memleketim Ordu'ya her geldiğimde Cuma namazlarını kılmak ne kadar büyük bir zevk ise Yeni Mahalle caminde kılmak da o kadar büyük bir eziyettir.

Hep aklımda olan şikayetlerimi bildirdiğim aşağıdaki yazımı okumanızı, gerekeni yapmanızı ve 3 hafta bize rahat nefes aldıran cami hocasına bildirmenizi rica ederim. ( kendisine başkası vekalet ediyordu )

Namaz öncesi şu şekilde bir vaazda bulunuldu; "Sen sol elini kullanan din kardeşim, sağ elinde sorun mu var da o elini kullanıyorsun? Eğer kalem tutmak veya yemek yemek için, sağ elinde sorun yok iken çabalamayıp sol elini alıştırdıysan, bunun hesabı yukarıda ( eli ile de yukarıyı göstermektedir ) sorulacaktır!"

Kolaylık temeli üzerine kurulmuş İslam dininin ve Allah kelamı olan Kuran'ı Kerim'in neresinde sol eli kullanmanın günah olduğu bildirilmektedir?

Ayrıca "cennet" isimli ahiret mükafatının yukarıda bir yerlerde olduğunu hoca nereden bilmektedir? Hristiyan ve eski Yunan inançlarında da olan böyle bir tasvirin İslam dini ile bağdaşmadığını ben bile biliyorken, cemaati aydınlatmak yerine akıllarını iyice karıştıran hocanın amacını merak ediyorum.

İçerideki hoparlör sisteminin ayarsızlığından söz etmeden edemeyeceğim. Ayarı zaten olmayan bu hocanın sesi hoparlörlere yakın oturan cemaatin tepkisini alıyor.

Camilerde bir gürültü ortam ölçümü yapılmış mıdır?

İçinden okuması gereken duaları ağzına yakın duran mikrofona doğru okurken cemaatinin aklını karıştırdığını zaten henüz anlamamış.

İslam dininde yeri olmayan ve Emeviler tarafında dine koyulan iç ezanı okuyan müezzinin sesi ise adeta acı verici.

2 rekat ( farzı ) olan Cuma namazına başlamadan okunan 12 dakikalık hutbe ise tam bir işkenceye dönüştü. Zira, bu sırada okulu olan öğrenci, öğle tatilinde olan memur, işverenine hesap veren çalışan, aklı müşteride olan işveren, sırtı-beli-eklemleri ağrıyan ve prostatı olan din kardeşlerimiz bu hutbenin bitmesini dört gözle bekliyor. Cemaat gittikçe uzayan bu hutbenin içinde adeta kayboluyor, hatta uykuya dalıyor. Çıkışta "Hutbenin konusu neydi?" diye sorsanız, eminim cevap alamazsınız.

Peygamberimiz ise Kuran'dan alınan en fazla 2 cümle ile hutbe vermekteydi.

Havasızlıktan ve sıkıntıdan kimse 3. cümleyi dahi dinlemez iken hutbeyi uzattıkça uzatan ( ki namazın kendisi 3 dakika sürecektir ) hoca ise dışarıda kalan cemaatinin "hocam, yağmur başladı" feryatlarını zaten duyamıyordu.

"İçerisi yeterince dolu mazereti" ile cemaatin yüzüne kapanan kapılar, namaz için kendisine yer açılabilecek cemaatin girişine engel olduğu gibi temiz hava girişine de engel olmaktadır.

2 rekat namaz kılıp görevini yerine getirmek isteyen ümmete, hutbeyi uzatarak sevap kazandırdığını düşünen hoca, bezdirdiği, prostatı ile başbaşa bıraktığı, eklemlerini ağrıttığı ve nezle-grip gibi solunum yolu ile başbaşa ve havasız bıraktığı, cemaatin hesabını nasıl verecektir?

Bunca insanın vaktini çalmak, bezdirmek pahasına zorla hutbe dinletmek ve tam olarak işkence etmek İslam'ın emri midir?

Cemaatin arkasında bıraktığı kartonlar ve abdest uzuvlarını kuruladığı peçeteler ve kağıtları gören hocanın asıl uyarısı bu yönde olması gerekmez mi?

Yeri istimlak edilmeden kurulan caminin bedelini cebinden ödeyen peygamberin dini, ibadet etmek pahasına yolu kapatmayı ister mi? Her Cuma namazında yolu seccade, kilim, hasır ve kartonlar ile kapatan ve yolda hakkı olanların hakkında gasp eden cemaatin namazı kabul olacak mıdır?

O kapatılan yoldan geçemeyen ambülanstaki saniyelerle yarışan hastanın hakkı ne olur? Eve dönüş yolu değişen çocuk, farklı yoldan giderken tacize uğrarsa, o yolu kapatan kişilerin günahta payı olur mu?



Yukarıdaki sorularımı cevaplamanızı rica ederim.

Saygılarımla

28 Şubat 2015 Cumartesi

İstikbal yatak şikayetim hakkında

30 senedir kullandığım ve yıllardır rahatsızlık veren yatağımı değiştirmek istedim. Evime yakın olan İstikbal'i ziyaret ettim.

"Alacağım hiçbir yatağın, mevcut yatağımdan daha rahatsız olmayacağını tahmin ediyorum. Mümkünse en pahalısı olmasın, uygun ve iyi satılan bir yatak istiyorum" diyerek isteklerimi anlattım. İstediğim ölçülere uygun bir yatak sipariş ettim. Ödeme yaparak beklemeye başladım.

Ekip yatağı, belirtilen saatte getirdi, yerleştirdiği gibi nasıl kullanılacağını ve ne zaman çevrileceği bilgisini de verdikten sonra ayrıldı.

İlk birkaç gün mışıl mışıl uyudum ancak daha sonra yıllardır kullandığım yatağımı arar oldum. Çünkü birkaç saat sonra uykumdan uyandıracak derecede müthiş bir bel ağrısı baş gösteriyordu. Yan dönerek, o çöken orta bölgeyi kullanmayarak idare ettim.

İş için İstanbul'a gittim ve 1 ay kadar kaldım. Dönüşte de aynı sıkıntı devam etti ve satın aldığım bayiye uğrayarak derdimi anlattım. Adresime bir yetkili yönlendirildi. Yetkili belirtilen saatte geldi ve yatağa fiziksel olarak inceledi. Yatağın normal olduğu, imalat hatası olmadığı ... yönünde bir rapor düzenledi.

Devam eden şikayetlerim üzerine, 1 ay kadar sonra sitelerinde bulunan iletişim hattını aradım ve tekrar derdimi anlattım. Farkını vererek bu modeli farklı bir modelle değiştirmek istediğimi de ekledim. Kayıtlarıma ulaşan yetkili, bir inceleme yapıldığını ve soruna rastlanmadığı yönünde rapor olduğunu belirtti. 1 aylık süre aşıldığı için değişim veya iade yapılamayacağını belirtti.

Ağrılarım sebebiyle kasık fıtığı teşhisi konuldu. Ancak sorun bu sefer daha da büyüdü. Çünkü ancak sırt üstü yatabilirken ortaya çıkan bel ağrısını yenemiyordum, çünkü başka türlü yatamıyordum. Dönmek mi? güldürmeyin. İlk geceyi uykusuz geçirerek bitirdim. İyileşme sürecini ise evin içerisinde diğer eski yataklarda tamamladım.

Şu anda, çok şükür, iyileştim ancak yatak ile sorunlarım hala devam ediyor. Bel ağrısı başlıyor, sol yana yat, sağ yana dön, biraz aşağıda yat .... bütün gece devam ediyor.

Yatak derseniz, gurur duyar, döşek derseniz gocunmaz, 30 senelik uyku yoldaşımdan özür diliyorum. Şu sol yanımda duran yenisine ise yatak diyene dayak teklif ediyorum.

26 Şubat 2015 Perşembe

Haksız kazanç

Günümüzde "ne onunla olur, ne de onsuz" diyeceğimiz şeylerle yaşamak zorundayız. Bankalar ve cep telefonu gibi.

Bankaların da diğer işletmeler gibi kar etmek amacı ile kurulduğunu biliyoruz ve kabul ediyoruz. Onlarla çalışmak zorundayız, çünkü kapitalist bir dünyada yaşıyoruz. İşlemler karşılığında belirli ücretlerin talep edilmesini de anlıyorum ancak haksız kazanca da karşıyım.

Bu bankalar kendilerini o kadar güçlü görmektedir ki kanun, yönetmelik nereden gelirse gelsin, umurlarında olmaz. Tüketici hakem heyeti kararları, idare mahkemesi kararları, örnek teşkil edecek dava ...vb. gibi.

Maalesef ülkemizde bankalar kendilerini bağlayan kanun ve yönetmelikleri atlatmanın yolunu hep buluyorlar. Hak da vermiyor değilim, zira BDDK'nın çıkardığı yönetmeliklerin gereğini devletin kendi bankaları bile uygulamıyor. 

Bu kurul geç de olsa karar alır ancak bankalar hakkında karar çıkan ücreti, farklı isimlerle önünüze tekrar sürerler. Her bankanın faiz ..vs. temel kazançları dışında değişik sayılarda ve isimlerde gelir kalemi vardır.

Hesap işletim ücreti; bankada tuttuğunuz mevduat için bir işletim ücreti talep edilir. Bazen bu ücret mevduattan büyük de olabilir. Eğer hesabınız vadeli hesap ise devlet kazançtan %15 kesinti yapar. Banka ise kendi faiz oranına göre işlem yapıyor. Bu durumda faiz oranı gerçek değeri göstermemiş oluyor. Yok hesap vadesiz ise zaten hava banka için çok hoş, o parayı zaten kullanıyor. Daha neyin işlem ücreti ki bu?

Kredi kart aidatı; banka size sunduğu aylık kredi için yıllık ( ya da 6 aylık ) bir ücret talep eder.

Kredi dosya masrafı; bankadan kullandığınız kredi karşılığında banka sizden bir ücret talep eder. Bu durumda da faiz oranı gerçek değeri göstermemiş oluyor.

Ücret kesintisi yapıldıktan sonra arayıp ( ulaşabilirseniz ) pazarlığa başlarsınız. İade etmemek için türlü taklalar atarlar. Paranızı "para puan" olarak iade etmek isterler. Harcama sözü verin isterler.

Kredi kartı aidatlarını gösterir belgeyi ve sözleşmemi, Yapı kredi ve HSBC adresime "ücretsiz" göndereceklerini bildirirken, Garanti bankası aynı işlem için 50 TL ücret talep etti.

"Tüketici Hakem Heyeti" aracılığıyla benzeri masrafların iade edilip edilmediğini bizzat göreceğim.

Son olarak; hiç değişme EnPara, hep böyle kal.

Popeye siparişim hakkında

Canımız tavuk yemek isteyince aklımıza Popeye geldi ve yemek sepeti üzerinden sipariş verdik.

3 kişilik siparişimizi verirken "30 dakikada teslim" onayını aldıktan sonra, beklemeye başladık.

35 dakika olduktan sonra aradığımızda "kuryenin çıktığı" bilgisini aldık.

45 dakika sonra tekrar aradığımda ise "Dolapdere bölgesine teslimat yapılmadığını" öğrendim.

Aç iken türlü oyunlar yapan ve şekerimizi iyice düşüren "Terbiyesiz tavuk" Popeye ile yaşadığım bu olumsuzluğu her fırsatta dile getireceğim.

17 Şubat 2015 Salı

Yurtiçi kargo şikayetim hakkında

Bir teslim edilmeyen ancak tahsil edilen taşımacılık hikayesi

Yurtiçi Kargo Dolapdere şubesine, Çatalca serbest bölgesine teslim edilmek üzere bir paket bıraktım. Ödemeyi ise teslimat anında yaptım. Şube 1 ay sonra arayıp paketimin "firmanın belirtilen adreste bulunmadığı" için iade edildiğini bildirdi. Paketi şubeden geri alabileceğimi söylediğimde, ters yönde de bir taşımacılığın yapıldığı ve bunun da bir masrafı olduğu belirtildi. İade sebebi ise serbest bölgeye paket girişinin olmamasıydı. 

Paketim istenilen adrese teslim edilmemesine karşı bir seyahat yaşamıştı ve 1 ay süresince de tozlu raflarda bekletilmişti. Bunun karşılığı ise benden istenen 10 TL idi.

Çatalca şubesini aradığımda, formda telefon numarası olmadığı için düzgün bir tarif alınamadığını ve bu sebeple iade edildiğini söyledi. Halbuki bu eksiklik daha ilk saatlerde giderilmişti ve üstüne üstlük de bu adrese MNG defalarca teslimat yapmıştı.

Çatalca şubesi ve Dolapdere şubesi arasında yaşadığım telefon trafiğinde, 2 şubenin de sorumluluk almaktan kaçtığını gördüm. Biri "diğer taraf telefon bildirmemiş" derken, diğeri "karşı şube serbest bölgeye giriş olmadığını söyledi" diyor. Telefon da vardı, serbest bölgeye giriş de vardı, oraya teslimat da yapılıyordu.

Dolapdere şubesi ile görüşmeleri kaydettiğimi bildirerek konuştum. Bu işin peşini bırakmayacağımı, gerekli tüm mercilere "hizmet verilmemesine karşı, ücret talep edildiğini ve bu ücret ödenmediği taktirde pakete el konulacağı" şeklinde işlem yapıldığını ileteceğimi bildirdim. Çatalca şubesi ile de görüşerek telefon numarası ve adres konusundaki tüm eksikleri giderdim. Dolapdere şubesine sorunun çözülmesini yönünde yardımcı olmasını ve paketi tekrar göndermelerini de ( ödemesi yapıldığı için, tekrar ödeme almamak üzere ) rica ettim. 

Onca telefondan sonra, Dolapdere şubesi yönetim ile görüşerek gönderiyi tekrar kabul etti.

Şu anda şehir dışındayım. Paketimin, bugün itibari ile ofisime 10 TL masrafla iade edildiğini öğrendim.

Yani özet şu, Yurtiçi kargo benden 2 defa 10 TL ücret aldı, paketimi de yerine teslim etmedi.

Olsun, paketim gezdi dolaştıya, önemli olan da bu.

not: ilk ödemeyi yaptığıma dair dekont elimde bulunmamaktadır

13 Şubat 2015 Cuma

General Mobile Discovery şikayetim hakkında

Telpa teknik servise gönderdiğim telefonuma ilave ettiğim şikayet dilekçesi aşağıdaki gibidir.

Telpa Telekomünikasyon Tic. A.Ş.
Teknik servis çalışanının dikkatine

Elinizdeki telefon ile çeşitli sorunlar yaşıyorum.
Yaşadığım yazılım sorunları aşağıdaki gibidir;
1. Gelen SMS’ler için atadığım zil sesi bir süre sonra “default sms ringtone” olarak kendiliğinden değişiyor.
2. Telefon rehberindeki kişilerde bulunan “gelen çağrıyı doğrudan blokla” işlemi de kendiliğinden siliniyor.

Son zamanlarda ortaya çıkan bir diğer sorun ise ekranda baş gösteren solgun bölgedir ve ekran çerçevesinde soldan 34 mm /  yukarından 37 mm civarında bulunmaktadır.

Bunlara ilaveten, çoğunlukla bağlanmayan ve pek nadir de olsa yavaş bağlanan GPS, aşağıdakiler kadar öncelikli sorunlarımı oluşturmuyor.

Arayan kişilerin “Sana ulaşamıyorum” veya “Telefonun neden kapalı?” şikâyetleri ve operatörümün sağladığı “Kim aramış” hizmetinin gönderdiği SMS’ler ile sorun, kendini belli ediyor.

Kullanım sırasında sinyalin ansızın gittiğini görmeme ilave olarak sık sık beliren “SIM kart algılanmadı” uyarısı, bu telefonda bir donanım sorunu olduğu gösteriyor. İlk başvurduğum çözüm, diğer kart yuvasını kullanmak oldu. Ancak sorun devam etti.

Aynı ortamda bulunan ve aynı operatörü kullanan kişiler şebeke ile hiçbir sorun yaşamazken, benim sorun yaşıyor olmam telefonumda, SIM kartımda veya şebekenin bulunduğum konuma o anda sağladığı hizmette bir sorunu olduğunu işaret edebilir. Ancak şikâyetim farklı şehirlerde ve semtlerde ortaya çıkıyor ve operatörlerden sinyal değerlerini sorgulattığımda ise bulunduğum konumda bir sorun olmadığını duyuyorum. Operatör ve Telpa teknik servis çalışanlarının uyarıları dikkate alarak eskimiş olma ihtimali olan SIM kartımı da değiştirmeme rağmen şikâyetlerimde bir azalma olmadı.

Sorunumun kaynağının operatörün kendisi olabileceği ihtimaliyle hattımı diğer operatörlere de taşıyarak her iki kart yuvasını kullandım, ancak sorun çözülmedi.

Bu sorunlar sırasında, diğer ( veya aynı ) operatöre ait bir SIM kartı bu telefona taktığımda sorun kendini tekrar gösterirken, diğer bir telefona taktığım hattımın sorunsuz çalışıyor olması, elinizdeki telefonda bir donanım sorunu olduğunu iddiasını kuvvetlendiriyor.

İstanbul’da bulunduğum süre içerisinde telefonu servisinize 3 defa teslim ettim. İşlemler sonucunda “yazılım güncellendi”, “parça değişimi yapıldı” ve “herhangi bir soruna rastlanamadı” şeklindeki işlem kayıtlarına ilaveten telefonda şebeke sinyalinin olduğunu, 3G hizmeti ile internete bağlanıldığına dair ekran görüntülerini de telefonumda bıraktığınızı görüyorum. Ancak, telefonu incelediğiniz o 1 saatlik süre içerisinde sorunun doğmamış olabileceğini ya da doğmuş ise bile gözden kaçmış olabileceğini de bildiğinizi umuyorum.

Odaklanmanız gereken sorun, sürekli değil zaman zaman ortaya çıkan şebeke sorunudur. Zira SIM kartın her algılanışından sonra telefonun PIN sorması ise bir sorun yaşandığının en büyük kanıtıdır.

Bir diğer şikayetim ise internete bağlanma sorunudur. Bağlantılar sırasında, yaşadığım donma, beni telefonu kapatıp açmak zorunda bırakıyor. Çünkü ilerleme belirli bir noktada duruyor ve hiçbir komutu kabul etmiyor. Bu şikayetimi ise operatör bağlantısına, sinyal şiddetine bağlayabilirsiniz ancak aynı şikayetler WIFI ile de ortaya çıkıyor.

Son zamanlarda ortaya çıkan şikayetim ise gerçekleşmeyen bağlantının, telefonu kilitlemesi.

İlgili tüm ekran görüntülerini telefonda “pictures” dosyasında bulabilirsiniz.

General Mobile marka Discovery model telefonu araştırarak aldım ve çevremdeki birçok kişiye de tavsiye ettim. Ayrıca telefonumu elden teslim ederek teknik servisinizi 3 defa ziyaret ettim ve birçok sebep ile memnun kaldım. Ancak yukarıda bahsettiğim arızalar, bu üründen tam ve kesintisiz olarak faydalanmamı engelliyor.

4. defa sizlere gönderdiğim telefonun, ayıplı ürün olarak değerlendirilmesini ve ücretinin iade edilmesini talep ederim.

İyi çalışmalar
Semih TEPE

Ürünü teslim ederken, şikayetlerim kısaca yazılsa da hiçbir zaman bu şikayetler okunarak işlem yapılmıyor. Teslim alırken ise hep aynı yorumları görüyorum "SIM kartınız eski ya da bozuk olabilir. Bulunduğunuz bölgede bir şebeke sorunu olabilir. Hafıza kartınızı formatlamadan kullanmayın"...gibi.

Yani, benim kartım bozuk olabilir, şebekede sorun olabilir ( hatta hiç alakası olmayan hafıza kartımda da sorun olabilir ) ancak 4 kere servise gönderdiğim telefonda sorun olamaz..

Ürün 4. defa servisten geldi, ve parça değişimi yapılmış. Hep aynı şikayetler ile başvurmama rağmen, neden 2 defa kadar sadece yazılım güncellenmişti?

Şikayet sitelerine baktığımda hep aynı cevapların yazılmış olduğunu görüyorum "ücretsiz kargo gönderebilirsiniz, telefonumuzdan ulaşabilirsiniz" ... gibi.

Ayrıca okuduğum komik yorumlarınızdan biri ise sanırım şu şekilde idi "şebeke sorunu ... vb. sorunlar yaşadığınızdan video kaydedip, tarafımız ile paylaşmanızı rica ederiz". Telefon zaman zaman çekmiyor, sinyal gidiyor, sinyal gösterse de çağrı gelmiyor / gitmiyor, internet boğuluyor ve ilerlemiyor. Benzeri şikayetleri ancak operatörden gelen "arandınız, ulaşılamadınız" özetinde bilgilendirme SMSleri ile fark ediyorum. İşimi gücümü bırakıp, telefona ekran videosu kaydeden program yükleyeceğim, sürekli çalışır vaziyette tutup ( pilin daha çabuk tükenmesine sebep olacağım yetmezmiş gibi hem hafızayı doldurup hem de telefonu ısıtacağım ) giden sinyali yakalamaya çalışacağım.

Her servisten sonra telefonun içinde şebeke sinyali olduğuna dair ekran görüntüsü fotoğrafları buluyorum. Zaten telefon serviste 1 saat kalıyor, o zaman zarfında da sorun yaşanacağı kesin değil. O an için sinyal olduğunu göstermeniz, uzun süreli kullanım sırasında bir sebeple çekimin kesintiye uğramadığını göstermez. Şebeke sinyali olduğunu gösteren fotoğrafları koymayı biliyorsunuz, siz neden video koymuyorsunuz, bizlerden istiyorsunuz?

En son sefer sizlere gönderdiğimde, çekimin gidip geldiğine, şebeke olmadığına dair koyduğum fotoğraflar işinize yaradı mı?

Sorunlardan biri ise sinyal gösterirken sinyal olmaması ve ulaşılamadığıma dair SMS alıyor olmam. Hemen şunu diyebilirsiniz "çağrılar operatörde sinyal gittiğinde, geliyor olamaz mı?" olur, tabi neden olmasın. ama her seferinde mi olur ? Her seferinde de olmaz.

Kendime yeni bir telefon aldım ve bu GM-D telefonu değiştirene kadar sizlere göndermeye ve tüketici hakları hakem heyetine başvurmaya devam edeceğim.

4. kere teslim edilen üründe birçok parça değiştirildi. Eksiksiz kutu ve fatura ile kendilerine iade ettim. Teslim alındığı yönünde bir SMS aldıktan sonra kendilerini aradım. Derdimi anlattığım yetkili "en geç yarın döneceğini" söyledikten yarım saat sonra arayarak "ürünü iade alacaklarını"bildirdi.

6 Şubat 2015 Cuma

Turkcell şikayetim hakkında

Sayın yetkili

Telefonuma gelen ve engelleyemediğiniz SMSler sebebiyle mağduriyet yaşıyorum. Sistem kayıtlarınızı kontrol ettiğinizde ne zamandır, kaç sefer ve neden aradığımı göreceksiniz.

Diğer firmaların telefonuma gönderdiği SMSler rahatsız ediyordu. Defalarda sizleri aradım ve en geç 48 saat içerisinde sorunun çözüleceği söylendi. Ancak bu sadece birkaç gün sürdü. Firmaların SMSleri sürekli gelmeye devam etti.

Online işlem merkezine girerek, tüm izinleri kapattım ve hiçbir SMS almayacak hale getirdim. Tam “rahatladım” derken SMSler artarak gelmeye başladı. İşlem merkezine girdiğimde ise ayarların tam tersine değiştirildiğini gördüm. Sizleri aradığımda “bir hata olduğu” söylendi. Bu cevap tatmin etmese de ayarları tekrar istediğim hale getirdim.

Fakat SMSler gelmeye devam etti. Sizi tekrar aradığımda “bazı firmaların kendi sistemlerini kullandığını” söylediniz. Bu cevap mantıklı gelse de, Turkcell gibi bir iletişim firmasının nasıl çözüm bulamadığını anlayamadım. Şimdilik bu cevap ile yetiniyorum.

Ayrıca internette bulduğum bilgiyi bu görüşme sırasında doğruladım; FIRSAT veya ALL yazıp 2780e SMS gönderdiğinizde gelen SMSler durduruluyordu. ( tabii tabii )

Yukarıdaki 2 şikâyetime verdiğiniz cevabı bir derecede kabul ediyorum. ANCAK ve ANCAK, aşağıdaki satırları dikkatle okumanızı rica ederim. Defalarca ifade etmeme rağmen, dışarıdan gelenleri engelleyemeseniz de, kendi sisteminizin gönderdiği SMSleri nasıl durduramadığınız bana kimse açıklayamadı. Sizi en son aradığımda takım liderinden aldığım komik cevap ise şuydu “ bu genele yaptığımız bir uygulamadır “. Turkcell’den gelen Trcll.im, indirim, reklam, kampanya, tanıtım içerikli SMSlerin bana gelmeye devam etmesinin sebebi durduramamanız değil, durdurmamanız veya durdurmak istememenizdir. Bir müşterinizi sinir harbine sürüklemek, onun isteklerine veya şikayetlerine kulak vermemek iddia ettiğiniz gibi lider, önder, en fazla, en büyük …. olan operatörün özellikleri değil. İstemediğim halde bana gönderdiğiniz her SMSten sonra işimi, gücümü bırakıp inatla sizleri aradım, defalarca email gönderdim ve internette şikayetimi dile getirdim.

Yıllardır süren bir şikayet karşısında, telefon ve klavye başında harcanan dakikalar karşısında dilini hiç bilmediğim bir insan evladı çözüm bulurdu.

Bayramda ve özel günlerde tarafıma gelecek tebrik SMSlerini almama pahasına tüm SMS alımını kapatmak istesem de internet bankacılığı için SMS kullanmak zorundayım. Bu ifadeyi kullandığımda aynı takım lideri şu cevabı verdi “isterseniz bu işlemi yapabilirim”. Yani Turkcell biz çözüm bulamıyoruz, size bu hizmeti vermeyelim diyor. Aynı şekilde telefonuma gelen istenmeyen çağrıları engellemek için de gelen çağrıları kapatalım, ne dersiniz?

Fatura bilgisi için gelen SMSleri de email olarak almak istediğimi belirttim, ancak bu sefer akrabalarımı telefon faturaları da, inatla dalga geçer gibi, bana gelmeye başladı.

Buraya yazarak herkesin bilmesini istediğim rezalet karşısında, çözüm bulmadığınız halde, süslü püslü “müşteri arandı, çözüm üretildi…vs.” yazacağınızı biliyorum. Ancak böyle bir şey olmayacak. Olsa şu ana kadar çağrılarıma veya emaillerime olurdu.

Bir müşterinizi sinir hastası yapacak derecede ilgisizsiniz. Adıma kayıtlı olan şahsi ve ticari hatlarımı diğer operatörlere taşıyacağım. Bundan sonraki faaliyetlerimde de kullanmayacağım. Benden tavsiye isteyen yerli ve yabancı tanıdıklarıma da uzak durmalarını söyleyeceğimi bilmenizi isterim.

Ayrıca sikayetimvar.com üzerinden ve musteri.hizmetleri@turkcell.com.tr üzerinden verilen cevaplar, tamamen standart yani kopyala / yapıştır. Bir oku, anla, düşün, diğer kişilere aktar, çözüm üret yok. Kopyala / yapştır, ne kadar kolay değil mi? maile cevap verince, sorun çözüldü mü sanıyorsunuz?

Nuray hanım ile başlayan süreç çözüm merkezinden Cüneyt bey'in araması ile son buldu. Kendisi daha önceden fark edilmemiş bir noktayı düzelttiğini belirtti. 9 Şubat tarihinden itibaren herşey yolunda gidiyor.