Sayfalar

tavsiyelerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tavsiyelerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mayıs 2016 Çarşamba

İş kurma süreci

Belirsiz sebeplerden ötürü yapamadığım, yapmayı ertelediğim bir şeyi nihayet yaptım ve rahatladım. İş halletmek gibisi yoktur.

Gerçek şahıs işletmesini nihayet kurdum. Ancak kurmadan önce uzun uzun araştırdım, bilenlere sordum ve hatta bunalttım.

Uzun uzun, gerçek şahıs işletmesi ile limited şirketi anlatacak veya birbirlerine olan üstünlüklerinden bahsedecek değilim.

Kuruluş aşamasına geldiğimde, muhasebecinin ilk sözü “kira kontratı veya tapu” olmuştu. Bulunduğum özel durumda bunların gerekmediğini özelge ile karara bağladım. Bu sayede kira stopajı ve damga vergisi ödemekten kurtuldum.

İkametgâh hakkında yorumlarımı şurada kısaca belirtmiştim.

Anlaştığınız mali müşavir hemen orada çeşitli işlemler ( kendi odalarına bildirmek, vergi dairesi başvurusu, e-tebligat …vs. gibi ) yapıyor ve sonrasında noterde defter tasdiki ( 100 TL civarı ), vergi dairesine evrakların götürülmesi …vs ile uğraşıyor. Bu işlemler, Ordu gibi küçük bir şehirde yarım günde tamamlandı. Ertesi gün, vergi memuru gelip bir tutanak tutuyor ve sonraki gün ise vergi levhanız çıkıyor. Artık anlaşmalı bir matbaaya giderek kendinize fatura ya da serbest meslek makbuzu ( ve diğer kurumsal ihtiyaçlarınızı ) bastırabilirsiniz. ( Matbaa size farklı hizmetler de sunmak isteyebilir, antetli kağıdınızı gerektiğinde kendiniz hazırlayıp basabileceğinizi unutmayınız. Antetli zarfa hemen ihtiyacınız olacağını sanmıyorum, bastırmak için acele etmeyin. Sınırlı kaynaklarınızı doğru kullanmaya özen gösterin. ) 

Kırtasiyelerde hazır satılan SMM alıp, noterde onaylatarak da kullanabilirsiniz, ancak tasarımını kendim yaptığım ve daha kurumsal bir SMM istediğim için matbaanın yolunu tuttum. SMM üzerine logonuzu hatta bir slogan ya da temenni ( ay sonuna kadar ödenmesini rica ederim, ya da şampiyon FB gibi ) ekleyebilirsiniz. ( artık e-makbuz kullanılıyor )

Bu aşamadan önce faturalarınızın üzerinde bulunmasını isterseniz, bir kurumsal / ticari / kobi hesap açtırabilirsiniz. İhtiyacınız olanlar nüfus cüzdanınız, imza beyannamesi ve vergi levhanızdan ibaret. İmza beyannamesi için yolumuz notere düşüyor ve 41.5 TL ödüyoruz.

Burada biraz araya girerek, konuyu dağıtmam gerekiyor. Hizmet sektöründe bulunacağım için ve serbest meslek makbuzunun kapalı fatura gibi işlem görmesi sebebiyle, makbuzlarım üzerine IBAN numaramı koymadım. Ticaret yapsaydım ve fatura düzenleseydim, faturamda IBAN bulunması müşterilerime yapacakları ödemeler açısından bir kolaylık sağlayabilirdi. Ancak serbest mesleklerde hizmetin gerçekleştiği anda ödenmesi esasmış. Yani işi bitirdiğinizde, ödemenizi almanız gerekiyor. Zira devlette kaynağında kesinti yapıyor. Ödemenizi aldıktan sonra makbuzlarınızı düzenlemeyi bir alışkanlık haline getirirseniz, bazı tatsızlıkları da engellersiniz. Aksi halde ödemeyi alamamış olsaız da, doğacak vergileri ödemek zorunda kalırsınız. Hem hizmet verirsiniz, hem ödeme alamazsınız ve hem de cebinizden para çıkar. Kar elde etme amacımıza aykırı olur, değil mi? Ayrıca makbuz üzerine IBAN koyarak, müşterilerimi daha sonra ödeme yapmaya teşvik etmemeye çalıştım. Aynı şekilde, bankamı değiştirmek ihtiyacı hissettiğimde SMM üzerinde eski bankaya ait bilgiler bulunacaktı.

Açtığımız aradan devam edelim; uygulamada bulunan açık ve kapalı faturalar

Bankacılık mevzuatı açısından bir ticari hesaba ihtiyacınız olacak. Bankalarda kişisel mevduatlar garanti altında iken ticari hesaplarda böyle bir şey bulunmuyor. Ayrıca bankaların bilançolarında kişisel ve ticari hesaplar ayrı bulunmak zorunda. Bu sebeple, banka eğer ticari ödemelerinizi kişisel hesabınızdan yaptığınızı tespit ederse, o hesabı hemen ticariye dönüştürüyor.

Bankaları araştırdım ve Ziraat bankasında karar kıldım, çünkü hesap işletim ücreti / kart aidatı yoktu. Hem de hesap cüzdanını ve kartı o anda bankada ( şaşılacak bir suretle! ) teslim ettiler. Ayrıca havale ve eft ücretleri de aylık 20 adede kadar ücretsiz idi ve tüm bu bilgileri hem bankadan, hem siteden ve hem de telefon bankacılığı ile teyit ettim. ( Daha sonradan Enpara Şirketim ile çalışmaya başladım )

Bu hesaba bağlı bir de kredi kartı talebinde bulunmanız yararlı olacaktır. Ancak ilk başta hesapta paranız ya da hareket olmayacağı ( ya da az olacağı ) için kredi kartınız hemen onaylanmayabilir.

Ancak ticari hesap açılışı için istenen belgeler arasında bir oda kaydı bulunuyor. Anayasa'ya aykırı olduğunu düşünsem de, TOBB kanunu sizden bir odaya üye olmanızı istiyor. Ticaret odası, sanayi odası veya esnaf sanatkarlar odası gibi. Bunların elbette aylık aidatları oluyor. ( benim faaliyet kolum, hiçbirinde olmadığı için hiçbirine üye olamadım zaten üye olmak işime de gelmiyordu ) Bir gerçek şahıs işletmesi kurduğum için, borçlarıma karşı ( sermaye şirketlerinde olduğu gibi değil ) bütün mal varlığımla borçlu olduğum için, bireysel hesap da aynı işi görüyor.

İş yeriniz için belediyeden ruhsat almanız gerekebilir.

Kargo gönderileriniz çok olacaksa bir kargo firması ile anlaşma yapabilirsiniz.

Ayrıca mali müşaviriniz ve matbaacınıza, ödemeleri birkaç ay sonra almalarını rica edebilirsiniz. Böylece başlangıçta cebinizden çıkacak para azalırken, ilk tahsilatınıza kadar nefes almanızı sağlayacaktır. Muhasebeciniz 3 ayda 1 fatura kesmeyi teklif edebilir.

Hiçbir iş yapmasanız da her ay KDV, üç ayda bir geçici vergi, üç ayda bir muhtasar beyanname, yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek zorundasınız.

Katma değer vergisi beyannameleri ( 31,50 TL * 12 )
Geçici vergi beyannameleri ( 26,50 TL * 4 )
Muhtasar beyannameleri ( 31,50 TL * 4)
Yıllık gelir vergisi beyannameleri ( 47,80 TL * 1 )

Toplamda 650 TL civarında bir tutarı hiç iş yapmasanız dahi devletimize ödeyeceksiniz.

Şayet işyerinizde çalışan sayısı 10 kişi ya da daha fazla olursa muhtasar beyannameyi aylık vermek zorundasınız.

Ayrıca Bağ-kur'a kayıtlı olmalısınız ve personel istihdam ettiğinizde SSK giderleri olacak.

Serbest meslek makbuzu belli bir konuda ihtisas yapmış belgesini kullanan kişilerin kesebileceği ve kullanabileceği bir belge türüdür. Her danışman makbuz kesemez. Emlakçı da bir danışmandır ancak fatura keser.

Serbest meslek yapacaksanız, %20 stopaj ( kaynağında kesilen vergi ) doğacağını da bilin. Müşterilerinize fiyat teklifi verirken bu konuyu belirtmelisiniz. ( Örneğin "Cebinizden çıkacak toplam ücret 1000 TL olacaktır." gibi )

KDV; siz, ay ya da dönem sonunda, vergi dairesine ödersiniz.

İsteğe göre her ay ya da üç ayda bir ödeyebileceğiniz geçici vergi ( her ay öderseniz her ay beyanname ücreti vermeniz gerekiyor ) yıl sonunda gelir vergisinden mahsup ediliyor.

Stopajı ( gelir vergisi ); müşteri sizin adınıza ( muhtasar beyanname ile ) devlete öder. Yıl sonunda geliriniz üzerinden hesaplanacak vergiden ödenen bu stopajı mahsup ediyorsunuz.

Burada şu ufak hesabı da ekleyeyim; hizmet tutarının ( 80 TL + 20 TL ) + 18 TL olduğunu varsayalım.

Brüt ücret: 100 TL ( 80 TL + 20 TL )
Stopaj: 20 TL ( %20 )
KDV; 18 TL ( % 18 )
Net ücret: 98 TL ( müşteriden aldığınız ücrettir )

Ayrıca kademeli vergi sistemine tabi tutularak, vergi ödeyeceksiniz.

Temel hesaplarınızı ise; İşletme kuruluş giderleri ( ilk giderler ), Sabit yatırım giderleri ve İşletme giderleri ( sabit giderler + değişken giderler ) olarak ayırabilmeye başladığınızda artık bir şeyler değişmeye başlamıştır.

Gerçek şahıs işletmeleri kuruluş, işletme ve kapanış işlemleri açısından çok kolaydır. Eğer iş hacminin büyürse tüzel kişiliğe sahip şirkete çevirebilirsiniz. Kapanış dilekçesini verdikten sonraki çeyrek dönem sonuna kadar vergiler doğacağını da unutmayınız. 

Tam 2.5 ay sonra belediyeden çevre temizlik vergisi doğduğunu ve usülsüzlük için ceza düzenlendiğini öğrendim. güncelleniyor. 

1 Mayıs 2016 Pazar

Dolandırıcılar

Zor bir dönemden geçiyoruz. Ahlak seviyesi yerlerde sürünürken, açgözlü ve acımasız kişilerin kolay para kazanmak veya sizden bir şey tırtıklamak için yapmayacakları şey yok gibi.

Kimlik bilgilerimiz internete sızdı ve aslında çeşitli bilgilerimizi de bilerek ya da bilmeyerek paylaşıyoruz.

Kimlik bilgileriniz ele geçirilirse ne olur?
Bir kimlik üretildiğini düşünelim. Sizin adınıza;
Kredi kullanılabilir,
Kredi kartı çıkarılabilir,
Hesap açılabilir,
Ev kiralanabilir,
Bu eve elektrik, su, doğalgaz, telefon, internet… bağlatılabilir,
Trafik suçu işlenebilir,
HGS / OGS ihlali yapılabilir.

Umarım, çipli kimlikler kullanılmaya başlandığında bu sorun ortadan kalkar.

Ne yapmalıyız?
Sosyal platformlarda ( en başta facebook ), özel bilgilerinizi paylaşırken dikkatli olunuz ( doğum tarihi / yeri, TC kimlik no, anne kızlık soyadı, cep / ev telefon numaranız, e-posta adresiniz, adresiniz )

e-devlet üzerinde bazı kontrolleri düzenli yapmayı ihmal etmeyiniz
Operatörlere kayıtlı hatlarınız
Trafik cezaları ve HGS / OGS geçiş ihlalleriniz
Davalarınız
Vergi borçlarınız gibi

Tüm operatörlere kayıtlı hatlarınızı e-devlet üzerinden görebiliyorken, farklı şehirlerde farklı isimlerde hizmet veren gaz ve elektrik dağıtım şirketlerine ve belediyeye bağlı su hizmetlerine olan aboneliklerinizi göremiyorsunuz. Ancak tüm Türkiye'de hizmet veren Telekom için bunu yapabilirsiniz.

Banka hesaplarınızı düzenli kontrol ediniz.
Havale / eft / internet alışveriş limitlerini sıfırlayınız. Kullanmadan önce yükseltip, kullandıktan sonra sıfırlayınız.

Bankalara çekilmiş krediler ve kart bilgilerinizi sorunuz ve karşılaştırınız.

“Ekteki kimliğim, imza örneğim ve bilgim dışında işlem - yeni hat / abonelik / hesap / kredi kartı / kredi gibi - yapmacağım ve aksi durumlarda doğacak borçlardan sorumlu olmayacağım” özetinde bir dilekçeyi bankalara, cep telefonu operatörlerine ve Bedaş / iski / igdaş ve telekom gibi kurumlara verebilirsiniz.

Güvenmediğiniz bilgisayarlarda işlem yapmayınız. Antivirüs kullanınız. Lisanssız ( cracked ) program ve zararlı sitelere karşı yapılan uyarılara dikkat ediniz.

Market mağaza alışverişlerinde ve sadakat kartı başvurularında paylaştığınız bilgiye dikkat ediniz.

Herhangi bir sebeple kimlik fotokopinizi verdiğinizde üzerine kullanım amacını yazınız.

Kimliğinizin değişmesi halinde, bankalardaki kimlik bilgilerinizi güncelleyiniz.

Cep hattınıza tanımlanmış olabilecek mobil ödeme limitini sıfırlayınız, kullanırken yükseltiniz. ( sadece bir tıklama ile 80 TL karşılığında bir diyet listesi satın almış olabilirsiniz )

Televizyondaki dolandırıcılara itibar etmeyiniz ( soruyu bilene 5000 TL, 3 kavanoz bal 100 TL ) – numaralar genellikle yurtdışına yönlendirilmiştir ve saniyeler bile çok pahalıya mal olur.

Telefon ile arayan, adınızı soyadınızı ve hatta TC kimlik numaranızı dahi bilen ve “sigorta borcunuz var” ya da “terör örgütü ile bağlantınız var” diyen telefonlara itibar etmeyiniz.

Cep telefonuza gelen SMSlere, MMSlere ve e-posta adresinize gelen spamlara dikkat ediniz.

Yedek cep telefonu, banka hesabı, e-posta adresi kullanınız.

Güvenmediğiniz yerlerde, anne kızlık soyadı yerine sadece sizin bildiğiniz bir diğer kelimeyi kullanabilirsiniz, ancak hep aynı kelimeyi kullanmaya dikkat ediniz.

Sosyal medyada güvenlik ayarlarına dikkat ediniz ( çok sık değişmekte ve güncellenmektedir ). İlave edilen ayarlar medyanın tercih ettiği biçimde bırakılırken, eski ayarlar olduğu gibi korunur.

31 Aralık 2015 Perşembe

Beleş ise koy sepete

Ücretsiz ise ( yani size bir masraf çıkarmıyorsa ), yer tutmuyorsa, büyük değilse, ağır değilse, bozulmuyorsa ... alın derim.

Ayrıca bir belgeyi, bir izni, bir hakkı, bir yetkiyi ufak bir kurs, küçük bir meblağ karşılığında veriyorlarsa alın derim. Bir süre sonra o kadar kolay, o kadar ucuz, o kadar kısa sürede alınamayabilir ve üstüne üstlük size maddiyat gibi bir yararı da dokunabilir.

Ne diyorduk ? Koy sepete.

Hastane masraflarımı nakit değil kredi kartı ile ödemek istedim. Yıllardır tek bir bankanın kredi kartını kullanıyordum, Yapı Kredi. Hastane masraflarını ödemek için limitim yetmeyince, limit yükseltme talebinde bulundum. Doğal olarak bordro talep edildi ve ilgilenemedim. Ödemeyi nakit yapıp, konuyu kapattım. Ancak ekstrede 76 TL kart aidatı görünce çıldırdım. Bankayı arayıp, kapatma talimatı verdim. 10 senelik müşterileri olduğumu belirterek, kapatmamamı rica ettiler. "10 senelik müşterinizim, limit yükseltmek için bordro talep ediyorsunuz. Orada harcamalarımı ve ödemelerimi görüyorsunuz üstelik. Ancak beni tanımayan bir diğer banka, sadece sözüme güvenerek istediğimden daha fazla limitli bir aidatsız kartı bana 3 günde ulaştırıyor. Siz olsanız, ne yapardınız?" Cevap mantıklı "Her bankanın kendi sistemi var." Uzatmadım. Ancak borcumu ödedim ve elimde borcu olmayan ve 6 ay daha aidat talep edilmeyecek bir kart kaldı. 1 haftalık vazgeçme süresinin son gününde, tekrar arayıp kapatıldığından emin olmak istedim. O sırada aklıma "aidatsız kart" geldi. Talebim üzerine, aidatsız karta dönüştürüldü. Halbuki daha önce aynı talepte bulunduğumda saçma sapan gerekçelerle reddetmişlerdi. Şimdi bu kartı kızağa çektim ve kullanmıyorum. Ama beni kredi, gold kart ... vs. teklifleri ile arıyorlar. Cevap "hayır", bensizliğe mahkumsunuz.

Bütün bankaların vermek zorunda olduğu aidatsız kredi kartları var. Mesela TEB, Finansbank ve ING gibi ( çeşitli sebeplerden dolayı diğer bankaları tercih etmedim ve bulaşmak istemedim. Bu bankalar ile daha önce çalışmamıştım ve denemek istedim. ) Sadece İş Bankası bordro istedi ve 3 gün içerisinde ulaştırmamı talep etti. Ayrıca, sunduğu tüm kartlara web üzerinden form doldurarak başvurabiliyorken, aidatsız olan için sms atmak gerekiyordu. Üstelemedim.

TEB bankasının verdiği hesap işletim ücreti olmayan banka kartını aldım ve kredi kartına da başvurdum. Kendisi EnPara'ya rakip olmaya çalışıyor ancak bence çok çalışması lazım. Bir müşteri temsilcisine ulaşma süresi 10 dakika civarında, oysa enpara'da yok gibidir. EnPara'nın cep ve web menüleri çok kullanışlı ve kolaydır, TEB için aynı şeyi söyleyemeyiz. Birçok hizmet sundukları için biraz karışık geldi bana. Ancak yedek hesap kartı olarak dursun bir kenarda.

Finansbank ile şimdilik iyi anlaşıyoruz.

Ordu-Giresun havalimanı yapıldığından beri, Pegasus ile çok samimi oldum. Ancak, pegasus kart panelinde sorun vardı. Sebebi ise artık girişlerin Pegasus'un ING ile ortak çıkardığı PLUS kart üzerinden yapılıyor olmasıymış. Kart geldi, hesaba bağlandım, tanıttım ve onayladım. Eski uçuşlarımı da ekledim. Hem puan kazandım ve hem de kazanacağım. Sanırım taksit de yapacaklar. 

Haksız bir kazanç sağlamıyorum, sundukları "aidatsız" hizmetten faydalanıyorum. Zaten kullanacağım uçuş, alışveriş ... gibi faaliyetlerden de puan kazanıyorum.

Kullandığım ana kartı kapatabilirim, kaybedebilirim ... yurtdışında şüpheli işlem gerekçesi ile bloke edilebilir. .......türlü türlü senaryo mevcut. Bu kartları hiç kullanmasam bir kenarda durabilirler ve bana zararı olmaz.

O halde, koy sepete

18 Aralık 2015 Cuma

Birinin çöpü başkasının hazinesidir.

Evde yıllardır gözümün önünde duran, kullanmadığım bir sürü elektronik eşya vardı. Hepsi bir arada duruyordu. Öyle ki artık, dolap, çekmece ... bunlardan girilmez olmuştu. 

Peki ne diye saklıyordum bunları? Lazım olur diye. E, olmuyordu işte.

"Atayım" dedim. Olmadı. Çünkü elektronik eşyaları öylesine çöpe atmak olmazdı. Üstelik çalışıyorlardı. Birinin işine yarayabilirdi.

"Dursun" dedim. Olmadı. Çünkü "belirli bir süre kullanmadıysan, gereksizdir". Ayrıca "sahip olduklarınız, sonunda size sahip oluyor". Ve de "less is more"

"Vereyim" dedim. İsteyen olmadığı gibi, acayip acayip de baktılar.

"Satayım" dedim. Dükkan dükkan, dolaşıp satmak mı?

Ancak bir filmde gördüğüm şu sahne aklımda dönüyordu. Girişimci genç, garaj satışından aldığı bazı eşyaları, eBay'de daha yüksek bir ücret karşılığında satıyordu. 

Hemen açtım cepten hotspot'u ve www.sahibinden.com maceram başladı.

Ücretsiz ilan verme imkanı varken bana tek düşen fotoğraf çekip, doğru dürüst bir kaç kelime eklemekti.

Bu süre içinde sattığım şeylerin listesi aşağıdaki gibidir
  1. Modem ( 2 tane )
  2. Router
  3. Yazıcı
  4. 35 mm klasik fotoğraf makinesi ( modern teknolojiyi reddeden bir fotoğraf sanatçısına sattığım için mutluyum )
  5. 3.5" harici harddisk
  6. Uydu alıcı
  7. Minik hoparlör
  8. HDMI kablo
  9. Mouse
  10. Kablolu klavye ( 2 adet )
  11. Android telefon ( 2 adet )
  12. Klasik cep telefonu
  13. Müzik seti ( plak, çift kaset çalar, radyo ve CD )
  14. Video ( bildiğiniz klasik beta video, 2 adet )
  15. Video kaset sarıcı
  16. Çeşitli şarj aletleri
  17. Çeşitli dönüştürücüler ve kablolar ( HDMI - VGA, priz soketi, USB uzatıcı ... gibi )
  18. Handy-cam ( sinema-televizyon bölümünde okuyan bir arkadaşa sattığım için mutluyum )
  19. Eski laptop ( arkaşadıma verdim, işine yarayacağı için mutluyum )
  20. Eski laptoplardan kalan RAM ve HD
  21. HD kutusu
Fiyatı oldukça düşük tuttum. Amacım, zaten çöpe atmak üzere olduğum ancak çalışır ürünlerin bir başka kişi tarafından kullanılması idi ve mümkünse bunun karşılığında bir miktar da para kazanmak. Hal böyle olunca hepsi bir çırpıda satıldı. Üstelik elime de 800 TL civarında bir para geçti. Ortalık boşaldı. Ayrıca evimizi kentsel dönüşüm kapsamına sokacaktım, bunları dışarı taşıma ve ev bittikten sonra tekrar geri taşıma zahmetinden de kurtuldum.

Biriken para ile telefonumu yeniledim, harici harddiski 2.5" olarak yeniledim.

Ödemeleri posta çeki hesabıma ya da banka hesabıma peşin aldım ve kargo maliyetini alıcı ödeyeceği için, sadece PTT'yi kullandım,

Israr eden de olursa Get kullandım. Alan kişinin ürününü ve satan kişinin ödemesini garanti ettiği için her iki taraftan da komisyon alıyor, alsın hakkıdır.

Alan kişinin para yatıracağı hesap için ise CepteTEB'i kullandım. EnPara gibi bir bankacılık ürünü. Hesap işletim ücreti yok, sözleşme ayağınıza bir de hediye ile geliyor, mevduatınıza faiz veriyor, fatura ödüyorsunuz ( ama bir EnPara değil )

Bunları sattıkça gelen rahatlama ve ferahlama hissi, vererek devam etti.

Üniversite okurken aldığımız çeşitli ansiklopediler vardı. Cilt cilt .. ne büyük paralar ödemiştik. Bunları atmak ya da yakmak doğru olmazdı. Çareyi üniversite kütüphanesine bağışlamakta buldum. Üniversite ise bu ansiklopedileri merkez kütüphane yerine uygun fakültede kullanmayı uygun bulduğunu adresime teşekkür ederek gönderdiği mektupta bildirdi. Daha ne olsun?

"Sahip olduklarınız, zamanla size sahip olur"

21 Mart 2015 Cumartesi

Kimlik fotokopisi

Bazı işlemler yapıyoruz, hizmet almak için sözleşme imzalıyoruz. Bu sırada bizden kimliğimizin fotokopisini alıyorlar.

" ... işlemi için dayanak belgedir. Tek başına ya da başka bir işlem için kullanılamaz" 

Yani nereye, ne için verdiğinizi yazınız.

22 Şubat 2015 Pazar

Traş keyfi

Traş olma isteğimi farklı markalarla tatmin ettim; kartuşlu, çift bıçaklı, çok bıçaklı, oynar başlıklı... Bulabildiğim ile yetinmem gerekince ise tek bıçaklı ... 

Traş süresinin uzaması, traşın büyüyen bir işkenceye dönüşmesi beni farklı arayışlara itti.

Bir de kıl dönmesi, yüzünüzün kabarması artık bir değişimin kaçınılmaz olduğunu belli ediyordu.

Gözüme usturayı kestirmiştim ki cevabı "klasik yaprak jiletli traş makinelerini dene abi" olarak duydum.

Birçok forum ve blog okuduktan sonra yeterli bilgi edindiğime inandım.



Başlangıç için kararı "Wilkinson Classic" olarak verdim. 9 TL fiyata makine ve 5 adet yaprak jiletin olduğu kartuş dahil.

İlk denemede biraz korktum, çünkü içinde parıl parıl parlayan bir jilet var. Ancak ilk traşta sakaldan gelen o "çatır çatır" sesleri, tarif edilemez. Diğer yöntemlerde her adımdan sonra temizlemek, suyun altına tutmak, sıkışan kılları vurarak temizlemek tam bir işkence ve zaman kaybı idi. Birkaç kullanımdan sonra körelen bıçağınızın, ne kadar uğraştırdığını zaten biliyorsunuz.

Köpük veya jel ise yerini hep sevdiğim "Arko traş sabunu"na bıraktı.


Bu sayede hem klasiğin keyfini sürüyorum, hem daha kısa sürede traş hem de daha kolay traş oluyorum. Çok daha ucuz olması ise cabası.

Denedim ve ilk andan itibaren aynı hazzı aldım, demek ki eskilerin bir bildiği varmış ve klasikler eskimiyormuş.

Tesadüfen gördüğüm aşağıdaki arko traş sabununu ise taşıma kolaylığı yüzünden tercih ediyorum.


Gördüğüm kadarıyla, herşeyde olduğu gibi traş konusunda da, kolay olan iyi olmuyor. Arko sabun (+) ile jel (-) ve traş köpüğünün (-) farkını deneyerek gördüm. Aynı şekilde klasik jilet makinesi (+) ile kullan at (-) ve oynar başlıklı makinelerin (-) farkı da ortaya çıktı.

Kullandığınız jiletlerinizi ise kartuşun içine en altta veya bir kola tenekesine koyabilirsiniz. Yıllar sonra dolduğunda ise bir eskiciye ya da hurdacıya verebileceğinizi de unutmayın.


Tavsiyeler üzerine, bir de cildi besleyen traş kremlerini denemek istedim. Birinciliği arko traş köpüğü ile paylaşıyor. İkisinin de yeri gerçekten ayrı imiş.

Wilkinson'dan sonra 10 TL bedel karşılığında resimdeki yeni makineyi edindim. Wilkinson burun altında ufak bir bölgeye ulaşamazken, bu tertemiz ediyor. Ayrıca daha yakın bir taş sağlıyor ve hazzı mükemmel. Wilkinson ile neredeyse cildimi hiç kesmemişken, bununla ufak tefek oluyor. Ancak oynar başlıklı ile dahi kestiğimi düşünürsek, gerçekten önemli sayılmaz.

Bunların en ucuz ve başlangıç setleri olduğunu biliyorum ve deneyerek daha pahalı ve iyi setleri denemek istiyorum.

Uzun zaman sonra gelen güncelleme ...

Yeni traş takımımı Eminönü'nde bulunan İMPA'dan aldım.


Şu markadan oldukça memnunum




Gülüyorsa bir sebebi var :)

14 Şubat 2015 Cumartesi

EnPara.com

Merhaba

Kullanmakta olduğum bir bankacılık hizmetinden bahsetmek istiyorum. Ve bu sayfayı yazmayı boynumun borcu olarak görüyorum.


Televizyonda dönüp duran reklamlarına pek kulak asmıyoruz, pek de ilgilenmiyoruz. Ancak bu süre içinde olan gene maddi ve manevi olarak bize oluyor. Diğer bankalardan aldığım hizmetlerin kalitesi canıma tak edince, oturdum ve araştırdım. Başvuru aşamasından başlayarak anlatayım.

Siteye www.enpara.com veya www.finansbank.enpara.com üzerinden ulaşabilirsiniz. "Müşteri olmak istiyorum" kısmındaki adımları 3 dakikada doldurduğunuzda üzerinize düşenleri tamamlıyorsunuz. Bu sırada şifrenizi de oluşturdunuz.

Sıra onlara geçtiğinde ise ziyaret saatlerini kesinleştirmek için sizi arıyorlar. Şubesiz bankacılık olduğu için bir çalışanlarını belirttiğiniz adrese gönderiyorlar. Ziyareti isterseniz kısa veya isterseniz bilgi vermek amaçlı uzun da tutabiliyorsunuz.

Enpara çalışanı ufak bir paket ile sizi ziyaret ediyor. Paket 2 adet sözleşme ( ikisi de tamamen aynı, birini imzalayıp veriyorsunuz ve diğeri sizde kalıyor ), bilgilendirici çeşitli broşürler ve hediye olarak güzel bir ajanda ve şık bir kalem içeriği ile geliyor. O anda teslim edilen kartınızın üzerinde isim yazmıyor ( isterseniz üzerinde isim yazılı kart da isteyebilirsiniz, üstünde de IBAN numaranız bulunuyor ) ancak şifrenizi oluşturduğunuz için internet ve ATM bankacılığını HEMEN kullanmaya başlayabiliyorsunuz. Yetkili kimliğinizin fotoğrafını çekip, sisteme yüklüyor ve işlem bitmiş oluyor.

Şu ana kadar sevdiğim şeyler; internetten yapılan kolay başvuru, hizmetin size istediğiniz zamanda gelmesi, hizmetin ücretsiz olması ve işe yarar hediyeleri olması.

Finansbank ATM'lerini sınırsız ve ayda 2 defaya mahsus olmak üzere de diğer ATM'leri kullanabiliyorsunuz.

ATMlerde ise kartsız işlem yapma ( sağdaki sarı menü ) kolaylığı bulunuyor, yani diğerlerinden kesinlikle geri kalmıyor.

enpara.com'a giriş de ne ola ki?

Hesap işletim ücreti ve kart aidatı YOK.

EFT, havale ve fatura ödeme ücreti YOK.

Telefon ile bağlandığınızda şifre adımlarından sonra, hiçbir tuşa basmanıza gerek kalmadan, en geç 30 saniye içerisinde karşınızda bir muhatap bulabiliyorsunuz.

Siteden yaptığınız öneri ve şikayetler hakkında KESİNLİKLE ( e-posta ve telefon ile ) dönüş alıyorsunuz. Aynı saçma şeyi :) kaç kere tekrarladığınızın hiçbir önemi de yok. 

İşlemleriniz temel bir faizsiz hesap üzerinden yürüyor. İlave olarak 1 altın, 1 dolar, 1 döviz hesabı ve 10 tane de farklı faizli hesap açabiliyorsunuz. Bunun dışında da değişik yatırım ve birikim hesapları da var. Aynı şekilde hepsi de ÜCRETSİZ.

Fatura ödediğinizde, hızlı işlemlere kaydedebiliyorsunuz. Yeni faturası geldiğinde ise size hatırlatıyor. Bir şekilde farklı bir adreste bulunduğunuzu varsayalım, evinize ( ya da evlerinize ) gelen faturaları görmek güzel olmaz mı? Bu faturaları, yetkili saati okutur okutmaz ANINDA görüyorsunuz. 

Site giriş ekranında bulunan "şifremi unuttum" sekmesi ise içeceğimin burnumdan fışkırmasına sebep oldu.

Şifremi unuttum
Faize yaklaşımınız nedir bilemem ancak bir de o boyutu var. Gecelik, aylık ... yıllık faiz veren hesaplarımız da oluyor. Tahmin edeceğiniz üzere, birçok gider kaleminden uzak duran sistem, bunu size de daha yüksek faiz olarak yansıtıyor. Ben günlük ve aylık faizi tercih ediyorum. Paranız diğer bir bankada dururken, artmadığı gibi bir de hesap işletim ücreti ile daha da azalıyor, değil mi? Burada öyle değil. En azından aynı kalıyor ve azalmıyor hatta isterseniz artıyor. Ben ihtiyacım olabilecek kadar miktar parayı gecelik faizde ve kalanını ise aylık faizde tutuyorum. Gecelik faiz 23.00 - 05.00 arasında çalışıyor, yani siz uyurken ve ihtiyacınızın olmadığı sırada. Gün içerisinde çekin, yatırın, ödeyin ve kullanın. Gecelik faiz bile diğer bankaların aylık faizinden yüksek veriyor, üstüne üstlük bir de otomatik fatura ödeme talimatı verirseniz +1 puan kazanıyorsunuz. Ancak ben faturalarımı son gününde kendim yatırmayı tercih ediyorum. Bu +1 puan son güne kadar beklerken kazanılıyor. Aylık faiz zaten tartışmasız, diğer bankalardan yüksek. ( Aylık faiz 32 gün üzerinden hesaplanıyor, diğer bankalarda ise 34 gün üzerinden. Bu şu demek; diğer bankalar 1 yıl içinde 10 tam ay faiz verirken EnPara 11 tam ay faiz veriyor. )

Hemen her gün hesaplarımda işlem yapıyorum ve bu sırada "hızlı işlem" olarak kaydettiğim faturanın kesildiğini ve son ödeme gününü görüyorum ( tekrar mükemmel bir EnPara hizmeti, ödenmemiş faturanın yanında bir uyarı beliriyor ). Hemen telefondaki takvime bunu kaydettiğimde, son günü gelince hatırlıyorum. İlk gün yatırınca madalya vermiyorlar, değil mi? Otomatik ödeme ile ilave puan alsanız da, kendi paramın kontrolünün bende olmasını seviyorum. Ayrıca bu ilave puanın getirisi, son gününe kadar hesapta bekleyen paranın getirisi ile hemen hemen aynı oluyor.

KAMPANYALAR :) yetişememiş olsam da yemeksepeti üzerinden %20 indirim kazanıyorsunuz. para puan değil, sonraki ay değil, anında hesabınıza para iadesi şeklinde. Kullanmasam da çeşitli oyun ...vs. indirimleri de mevcut. ( indirimli kitap kampanyası tam bana göreydi, iyi okumalar notuna bayıldım. )

Bazı müşterilerine kumbara veya çikolata gönderildiğini biliyorum. Birçok arkadaşıma tavsiye ettim ve kullanmalarına sebep oldum ( ancak bana gelmedi, öhööm ) Hatıra ormanına ( İzmir / Kadıovacık ) benim adıma ağaç dikmeleri ise benim gibi bir çevreciyi ise çok mutlu etti.

ATM menüsünden internet bankacılığına da ulaşabiliyorsunuz. 
hatıra ormanı hakkında
Bu çağda bankasız olmaz. Kart, ATM, hesap, internet bankacılığı hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Yıllardır beni rahatız eden "zorunda olmak" kavramından beni uzaklaştıran, ülkemizde olduğuna hala inanamadığım bu hizmeti ücretsiz ve değer vererek sağlayan ENPARA çalışanlarına teşekkür ediyorum.

Tema sertifikası
Her fırsatta sizleri tavsiye etmeye devam edeceğim. Umarım yakında kredi kartı ve borsa hizmeti de sunar.

Facebook'ta yaptığım bir yorumu yayımlamak için izin bile istediler.


Ayrıca test etmeye başladıkları ticari bankacılık hizmetlerini en kısa sürede tamamlamalarını bekliyorum.