Sayfalar

iz bırakanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iz bırakanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2014 Pazartesi

Fatih'e göre

Ortaçağ boyunca özellikle Katolik Avrupa'da Türklerin Truvalıların soyundan geldiği inancı çok yaygındı. En azından bir Osmanlı padişahının bunun farkında olduğu hemen hemen kesin: II. Mehmet. Yani Fatih.

İleri görüşlü bir hükümdar olan II. Mehmet Arapça ve Farsça'nın yanı sıra İtalyanca ve Rumca da biliyordu. Eski Yunanca okuyabilen genç padişah için özel olarak yazılmış İlyada kopyası Topkapı Müzesi'nde bulunuyor. Fatih'in İlyada'yı birçok kez okuduğu, Aşil ve Hektor gibi kahramanları iyi bildiği görülüyor.

Fatih'in Truva'ya ilişkin sözlerinin kaynağı İmroz’lu ( Gökçeada ) Kristovulos adlı bir Rum tarihçi. Kritovulos bir çeşit saray tarihçisi olarak padişahla seferlere katılmış. Prof. Dr. Ekrem Akurgal'ın Anadolu Uygarlıkları kitabına göre, Fatih'in yakın çevresinde bulunan bu tarihçinin tek nüsha olarak yazdığı eser yüzyıllar boyu Topkapı Sarayı arşivinde unutulmuş olarak kaldıktan sonra bulunmuş ve 1912 yılında Osmanlı Meclisi'ninde İzmir milletvekili Karolidi tarafından Türkçeye çevrilmiş.

Fatih'in 1462 yılında çıktığı seferi Kritovulos anlatıyor: "II. Mehmet Çanakkale Boğazı'nı ordusuyla birlikte geçti, Küçük Frigya'ya doğru ilerledi ve Ilion'a vardı. Harabeleri ve eski Truva kentinin kalıntılarını gezerek, büyüklüğünü, konumunu, çevresinin genişliğini, karayla ve denizle olan ilişkisinin yararlarını inceledi. Akhilleus ve Ajaks gibi kahramanların mezarları hakkında da bilgi aldı. Anılarını ve kahramanlıklarını saygıyla andı ve bu yüce anıyı yaşatan Homeros gibi şairleri bulunduğu için mutlu olduklarını düşündü. Başını yavaştan sallayarak "Tanrı bunca yıl sonra da olsa bu şehrin ve sakinlerinin öcünü almayı bana bahşetti. Düşmanlarını dize getirmek, şehirlerini talan etmek ve ganimeti Mysia'lılara vermek bana nasip oldu. Geçmişte bu toprakları Grekler, Makedonyalılar, Tesalyalılar ve Peleponezliler talan etmişlerdi. Onların soyundan gelenlere hak ettikleri cezayı ben verdim, o zaman ve daha sonraki yıllarda biz Asyalılara yapılan haksızlık benim gayretlerimle telafi oldu" dediği rivayet edilir."

Bu çeviriyi Stefanos Yerasimos'un "Kostantiniye ve Ayasofya Efsaneleri" adlı kitabından aldım. Yerasimos, Toplumsal Tarih dergisinin 116. sayısında çıkan yazısında, bu alıntının "resmi tarihçi" Kritovulos tarafından Fatih'in onayı olmaksızın yazılamayacağına göre, gerçeği yansıtması olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor. Görüldüğü gibi, bu alıntıda Fatih Sultan Mehmet, Truva kentinin öcünü aldığını açıkça söylüyor ve kendisinden "Biz Asyalılar" diye söz ediyor. Asyalılık hep Truvalılığın övünülen özelliklerinden birisi olagelmiş. Truva Savaşı da ( tıpkı 3 bin yıl sonraki Çanakkale Savaşı gibi ) başta Heredot olmak üzere tarihçiler tarafından bir Avrupa & Asya savaşı olarak değerlendirilmiş. 

Hektor

Atatürk Kartacalı Hannibal'e büyük değer vermiştir. Aynı, Çanakkale zaferinden sonra Truva’da savaşmış büyük Anadolu komutanı, Hektor’a da verdiği gibi.

Peki, Mustafa Kemal bu büyük savaştan sonra neden “Hektor’un intikamını aldım” dedi acaba? Kuşkusuz Mustafa Kemal, Çanakkale’nin ardındaki bazı derin meselelerin, Çanakkale’nin ve Anadolu’nun çok eskilere dayanan tarihinin, Anadolu’da tarih boyunca oluşan girdapların farkındaydı. Mustafa Kemal, Anadoluluğun, Anadolulu olmanın ne olduğunu çok iyi biliyordu.

Eğer günümüz tarihçilerinin “ne derse tam tersi yöne bakarız ve doğruyu orada buluruz” dedikleri Homeros’a bakarsak, Truva savaşının sebepleri birkaç Mitolojik Yunan tanrısının arasındaki çekişmedir. Truva gerçekte Doğu ile Batı’nın Anadolu üzerindeki bilinen ilk savaşıdır. Bir doğu & batı mücadelesidir, bir Anadolu destanıdır ve son perde de ise Mustafa Kemal Atatürk bulunmaktadır.

Tüm zamanların en büyük savaşlarından biri olarak kabul edilen efsanevi Truva Savaşı'ndaki Hektor, Anadolu'nun ilk özgürlük kahramanıdır.

Hem Fatih Sultan Mehmet hem de Mustafa Kemal Atatürk, Truva savaşının bir Doğu & Batı savaşı olduğunu biliyorlardı.

Kartacalı Hannibal

Kartacalı Hannibal ( Hannibal Barca ), tarihte bilinen en büyük komutanlardan birisidir. Hannibal’ı eşsiz yapan ve tarihin farklı dönemlerinde sahneye çıkmış diğer komutanlardan ayıran yönü ise uyguladığı savaş stratejileridir. Diğer yandan tarihte ses getirmiş ilk büyük anti-emperyalist komutandır. Emperyalist Roma’ya karşı büyük savaşlar vermiş ve birçoğunda tarihin akışını değiştirecek zaferler kazanmıştır. Mustafa Kemal Atatürk ile ilk ortak yönü budur. Atatürk Anzak askerleri için "onlar artık bu topraklarda yatıyor, onlar da bizim çocuklarımızdır" derken her iki tarafın da emperyalizm kurbanı olduğunu söylüyordu. Her iki komutan da emperyalist devletlere karşı savaşarak tarih sahnesine çıkmış ve eşsiz stratejileriyle büyük zaferler kazanmışlardır.