futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Haziran 2015 Çarşamba
19 Mayıs 2015 Salı
Şike süreci
Şike süreci, aşırı gerilimli tartışmaların yaşandığı ve sonu gelmeyen bir konudur. Sürekli önümüze gelir ancak bir noktaya ulaşamayız.
Türk Futbol tarihi hafızalardan silinmeyen pozisyonlar, penaltılar, maçlar ve goller ile doludur, birçok klübün ve futbolcunun adı geçmektedir.
Para, mevki, transfer, emlak ...vb. gibi bir çıkar karşılığında şike yapan klüp veya futbolcunun yıllar sonra itiraf ettiklerinde de şahit oluyoruz.
Benzeri çabaların içindeki kişilerin, günümüzde hiçbirşeyin gizli kalmadığını da fark etmeleri gerekir. Her görüşme sesli ve görüntülü olarak kaydedilir ve anında milyonlarca kişiye ulaşır. Her bir belge mutlaka kopyalanır. Telefon görüşmeleri dinlenebilir, kayıt edilebilir ve paylaşılabilir.
Hukuki açıdan bakalım; ne diyor evrensel kanun "İddia makamı suçu ispat etmelidir", "Suçlu olduğu ispat edilene kadar herkes suçsuzdur." Yani "Fenerbahçe şike yaptı" diyorsanız, bunu ispat etmelisiniz. Burada, Fenerbahçe'ye tek düşen ise suçsuzluğunu ispat etmektir ve etmiştir de.
Ancak delillere baktığımızda "Emenike boş çanta ile giriyor, dolu çanta ile çıkıyor. Ya içinde para varsa!" diye iddia duyuyoruz. Böyle komik bir dayanak olamaz.
Aynı savunmayı, telekulak skandalı sırasında Başbakan iken Recep Tayyip Erdoğan da yapıyor. "Ne malum çantada para olduğu, ya kitap varsa?" ve kesinlikle haklı. Böyle delil de olmaz.
Malum kararı veren mahkeme ise özel yetkili mahkeme. Bildiğiniz üzere ÖYM'lerin kapatılmasının bazı sonuçları da oldu. İtiraz kapısı aralandı, verilen bazı kararlar bozuldu ve hatta tahliyeler yaşandı. Bu mahkemelerin sunduğu dosyaları ve polis tutanaklarına dayanarak uluslararası spor mahkemesi ise "şike yapılmış olma ihtimalinde bile, şike yapılmış gibi değerlendirilir" maddesine dayanarak karar verdi. İşler kendi içimizde yeterince çözemezken, daha da karışık hale getirip, işlerin iyice sarpa sarmasına neden olduk. Şimdi çık işin içinden. Hangi mahkemeden ne kadar çıkarsa çıksın, hiçbir tarafı tatmin etmeyecek.
Şu ayrıntıyı da hatırlatmaya gerek duyuyorum; bir mahkemenin ya da üst makamın verdiği karar her zaman suçu ispat etmez. Hatta karar mercinin üstünde kara bir leke de bırakır. Mesela; Vatikan'ın "dünya dönmüyor" ve "dünya düz" kararları, emekli genelkurmay başkanı İlker Başbuğ'un "terör örgütü lideri" olması kararı, İstanbul hükumeti tarafından çıkarılan "Dürrizade fetvası" ve hatta Mustafa Kemal Atatürk hakkında çıkarılan "tutuklama kararı" ... gibi birçok örnek verebiliriz. Bu kararlar ne dünyanın düz olduğunu, ne Kuva-i Milliyecilerin vatan haini olduğunu veya ne de İlker Basbuğ'un bir terörist olduğunu gösterir.
Fenerbahçe'yi ilgilendiren 2011 şike sürecinde ise "Fenerbahçe hiç şike yapmamıştır", "O yıl Fenerbahçe, kesin şike yaptı" ... diyemem, ne şahit ne de bu çıkar ilişkisinin içinde oldum. Ancak elle tutulur, su götürmez deliller ortaya çıkana kadar "Fenerbahçe şike yapmadı" demeye devam edeceğim.
![]() |
| Snejder'in şutuna uzanan Ferhat |
Sporun dostluk içinde yapılan bir oyun olduğunu da aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. İşin içinde taktik, saha, malzeme, sağlık, kondisyon , beslenme, psikoloji, baskı gibi bir sürü etken var. Dolayısı ile bu oyunda sürekli yenmeniz imkansız, bazen yeneceksin, bazen uzun zaman yenemeyeceksin, bazen fark atacaksın.
Şike gibi bir sebeple insanların hapse atılmasını ise anlayamıyorum. Güreş, atletizm ...vb. spor dallarında doping tespit edilen sporcunun madalyası, ödülü elinden alındığı gibi bu sporcu ( ya da takım ) uzun bir süre resmi karşılaşmalardan dışlanıyor.
15 Mart 2015 Pazar
24 Şubat 2015 Salı
28 Ekim 2014 Salı
Milli takımdan
Fenerbahçe eski kalecisi Yaşar'ın Milli takım anıları
ASLINDA Ingiltere ile 1984 yilinda oynayacagimiz o maça kadar inanin 1 ay sürekli yan top çalistik. Ancak o gün yedigimiz 8 golden 3'ü yan toptandi. Adamlarin nasil gol atacagini biliyor ama çaresini bulamiyorduk. Hayatimda oynadigim en tuhaf maçti. Düsünün sahada 22 kisi var ve 20 tanesi bana bakiyordu. ÇÜNKÜ maç hep benim kalemin önünde oynandi. Top sanki duvara çarpiyordu bana geri geliyordu.
Belki bin maç yapsak 8 olmazdi. Ama oldu. 40'inci dakikada beni çikarin diye bagirdim. Hoca baska alana degisiklik yapti ben sahada kaldim 8 golü de ben yedim.Maç sonu TRT spikeri geldi 'Ne hissediyorsun'dedi. Adamin suratina baktim 'Ne hissedeyim ki' dedim..
Wembley'deki 5-0'lik maç BIR DE 5 gol yedigim bir Ingiltere maçi daha var.Abdülkerim,Lineker'i, Rasit Çetiner de Hoddle'i tutuyor.Bir korner sirasinda, Abdülkerim ceza sahasinda resmen 'Lineker'i gördünüz mü beyler?' diye sordu. Rasit de, 'Az önce buralardaydi' yanitini verdi. Maç mi, makara mi belli degildi.
Tabii 8 gollük maçtan sonra bu 5'lik karsilasma ciddiye alinmadi. Ama bizim bu maça bir gidisimiz var, inanilmaz. Abdülkerim Wembley'deki ilk idmana giderken bir kaç futbolcu ile birlikte yaris yaptilar. Wembley'e ayak basan ilk biz olalim dediler..Abdülkerim sanki Neil Armstrong gibiydi.. 'Aya ilk ben ayak basacagim' diyordu.
Bu da ikinci 8-0'in öyküsü KALECI Fatih ile Milli Takim'da oda arkadasiydik. Ingilizler'den 3 maçta 21 gol yiyince (Bir 8 de Fatih yemisti) gazeteler 'Fatih ile Yasar öyle iyi arkadaslar ki,yedikleri (!)içtikleri ayri gitmez' diye yazdi.
Ikinci 8-0'lik maçta kalede o vardi.Çünkü ilk 2 maçta 13 gol yedigim için oynamayacagimi biliyordum. Fatih sürekli beni sikistiriyor ve 'Abi ne olur, 8 olur mu?' diye soruyordu. Ben de, '1-2 olur fazla olmaz' diyordum.
O kadar çok sordu ki, bir gün darlandim,'Yeter be. 7 olur, 9 olur ama 8 olmaz. O bana has!' deyip siyrildim. Maç 8 olunca, Fatih, 'Abi be! Senin yapacagin tahmin bu kadar olur' dedi, gülüstük.
8-0'lik bir ingiltere macinda 5. yada 6. golü yedikten sonra TRT spikerinin dedikleri: "Evet sayin izleyiciler,ingilizlerin bir atagini daha gol yiyerek savusturduk"
macin 90.dakikasi ve ingilizler bir gol daha atiyorlar ve spiker yine patlatiyor: "Evet sayin izleyiciler, mac bitti daha gol yiyoruz...
Fenerbahce Avrupa kupası maçınca Manchestercity ile ingiltere'de karşılaşıyor. Ama hava baya bir sisli. ancak hakem maçı ertelemiyor. o zaman fenerin kalesini kim koruyordu bilmiyorum ama. maç başlayalı baya olmuş. Fener kalecisi kendi kendine konuşmaya başlamış "yahu bizim takım baya baskılı oynuyor top hiç bizim kaleye uğramıyor"
meğer hakem ilk yarıyı bitirmiş. takımlar soyunma odalarına girmiş. bir kişi hariç oda fener kalecisi maçın hala devam ettiğini sanıyormuş.
meğer hakem ilk yarıyı bitirmiş. takımlar soyunma odalarına girmiş. bir kişi hariç oda fener kalecisi maçın hala devam ettiğini sanıyormuş.
12 Ekim 2014 Pazar
Futbol terimleri
Vaziyyet-ül velvele ve isgal-i cemaatiyye ; Seyircinin sahayı işgali
Krampon-ül bela-i şeytan : İyi futbolcu (rakip takimdan)
Krampon-ül kabiliyye-i maasallah: Iyi futbolcu (bizim takimdan)
Mühendis-i kürre-i hümayun: Teknik direktör
Gaflet-ü dalaletiye: Kendi kalesine atilan gol
Hiyanet-ül vatan-fir kayme: Şike
Hakimiyyet-ül kürre: Top kontrolü
Krampon-ül deccal-uryan-ül kayb-i kürre: Futbolcunun topu kaybetmesi
Serdar-i kuvva-ül kürre: Takim kaptani
Asakir-i milliye-i devleti Osmaniyye: Türk milli takimi
Vaziyet-ül madara: Tarihi fark
Hezimet-ül yarabbi sükür: Serefli maglubiyet
Sut-ul minare: Havadan atilan top
Zamane-i yekun-u kürre-i cihad: Topun oyunda kaldigi süre (2 dakika)
Zamane-i fuzuliyye: Bosa gecen zaman
Biserefiye-i tribün-ül sarih: Acik tribün
Cihad-ül kuvva-i milliye: Milli mac
Akibet-ül cihad ya seydi: Uzatma dakikalari
Vaziyyet-ül hararet: Karambol
Seyh-ül divan-ül kürre-i hümayun: Futbol federasyonu başkani
Ulema-i rezil-i rüsva: Spor yazari (veya skoru yazan)
Cihad-ül reis-i cumhuriyye: Cumhurbaskanligi kupasi
Cihad-ül vezir-i azam: Basbakanlik kupasi
Vaziyyet-ül kalaba ve istif ül balik-i numerra: Numarali tribün
Muhafazzar-i kal'a: Kaleci
Asakir-i muhafazza-ül satih : Defans oyuncusu
Veled-i rüzigar: Kanat oyuncusu
Asakir-i saha-ül merkeziyye: Orta saha oyuncusu
Cihad-i vallah-ül azim: Kavga
Müfreze-i krampon-ül bomba: Golcüler
Reis-ül tekke-yi kurre-i hümayuniyye: Klüp baskani
Gariban-i umumiyye: Taraftar
Gariban-i gurbet: Gurbetci taraftar
Mudr-i terbiyye-i bedeniyye ya sehr-i Istanbul: Istanbul GSGM genel müdürü
Defterdar-i cihad-ül kürriye: Hakem
Sancaktar-i hatt-ül saha: Yan hakem
Sur-ül düttürü: Hakem düdügü
Sükun-u mahser: Yenilen gol sonrasi sessizlik
İsyan-i garibaniyye: Kötü tezahürat
Tezahür-ü cümle-i cemaat: Toplu tezahürat
Reis-i imam-i cemaatiyye: Amigo
Ceza-i serriye aman yarabbi: Penalti
Vaziyyet-ül hüzzam velakin Allahüm Rabbena ve Insallah vaziyet-i zafer-i kuvva-i aliye sehr-i Istanbuliyye : 1 gol Istanbul'da turu getirir mi ?
La havle ve la kuvveten: Yenilen gol
Alllaaaaaahhhh: Atilan gol
Darbe-i müstehcen: Faul
Taaruz-u aleyküm selam: Kontra atak
Cenazi-i mefta-i kürre: Ölü top
Sut-ul hürriyet: Frikik
Taaruz-u fevkal beser: Mükemmel atak
Ferman-i kehribar: Sari kart
Ferman-i ahmer: Kirmizi kart
Taaruz-ul beles: Ofsayt
Kabe-i hürriye-i hümayuniyyeh sahane: Stadyum
Divan-i krampon-ül deccal-i üryan-ül mafis kaabiliyet: Yedek kulübesi
Hareket-ül rabiya-il kusuriyye: 9 kusurlu hareket
Darbe-i mabad: Teknik direktörün kovulmasi
İblis-i vesvese: Basin
Harabet-i kürre-i feza: Hava topu
Cinsiye-i defterdar-i cihatül kürriye na mümkün: Ibne hakem
Krampon-ül deccal-u uryan: Futbolcu
Akibet-ül hüzzam : Elenme
10 Ekim 2014 Cuma
Kadınlar için off-side
Ucuzluktaki süper çantayı almak için Mango'ya girdiniz.
Sadece bir tane kalmış, o da kasanın ( kale ) hemen yanında.
Ama bu çantanın tek taliplisi siz değilsiniz.
Ayakkabıyı isteyen diğer bir müşteri ( rakip oyuncu ) de sizin hemen yanınızda bitiveriyor.
İkiniz de durumun farkındasınız ve hızla kasaya ( kaleye ) yöneliyorsunuz.
Tam o esnada; biraz önce bluz aldığınız Zara'da ödemeyi yaptıktan sonra cüzdanınızı çantanıza koymadan arkadaşınıza verdiğinizi ve unuttuğunuzu fark ediyorsunuz.
Bir yandan kasaya doğru koşarken diğer yandan da elinizi havaya kaldırarak arkanızda kalan arkadaşınızdan cüzdanı ( topu ) istiyorsunuz.
Öyle bir durumdasınız ki, rakibinizin gerisinde kalırsanız kasaya daha uzak kalacağınız için avantajınızı kaybedeceksiniz ama eğer arkaya geçmezsiniz arkadaşınızdan uzak kalıyorsunuz ve arkadasınız da o kalabalıkta size cüzdanınızı fırlatamıyor, her şey an meselesi.
Bu durumda yapmanız gereken rakibinizin arkasına geçip cüzdanı ( topu ) almanız ve cüzdanı ele geçirdikten sonra rakibinizi geçmeye çalışmanız.
İste ofsayt bu. Top sana atıldığı anda kaleye rakibinden daha yakın olamazsın.
Mangoda çok beğendiğin bir ayakkabı indirime girmiş olsun
Ama tam o anda hiç sevmediğin bir kız arkadaşın o ayakkabıya yaklaşıyor.
Amacı o ayakkabıyı almak değil, sadece sana gıcıklık olsun diye, senin almanı engellemek.
Ama üzerinde para yok. Cüzdanını evde unutmuş.
Sen de ayakkabıya doğru ilerliyorsun.
Ama tam o sırada kız erkek arkadaşına sesleniyor. Cüzdanını atması için. İçinden para alıp ayakkabıyı alacak. Erkek arkadaşı da cüzdanı atıyor.
Kalenle yani ayakkabıyla rakibin arasında kimse yoksa yani ayakkabıyı sen alamayacak kadar uzaksan, birinin rakibine topu, yani cüzdanını atması sana haksızlık oluyor.
|






