Sayfalar

29 Eylül 2026 Salı

MASA DA MASAYMIŞ HA

MASA DA MASAYMIŞ HA


Adam yaşama sevinci içinde  

Masaya anahtarlarını koydu  

Bakır kaseye çiçekleri koydu  

Sütünü yumurtasını koydu  

Pencereden gelen ışığı koydu  

Bisiklet sesini çıkrık sesini  

Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu  

Adam masaya  

Aklında olup bitenleri koydu  

Ne yapmak istiyordu hayatta   

İşte onu koydu  

Kimi seviyordu kimi sevmiyordu  

Adam masaya onları da koydu  

Üç kere üç dokuz ederdi  

Adam koydu masaya dokuzu  

Pencere yanındaydı gökyüzü yanında  

Uzandı masaya sonsuzu koydu  

Bir bira içmek istiyordu kaç gündür  

Masaya biranın dökülüşünü koydu  

Uykusunu koydu uyanıklığını koydu  

Tokluğunu açlığını koydu.  

Masa da masaymış ha  

Bana mısın demedi bu kadar yüke  

Bir iki sallandı durdu  

Adam ha babam koyuyordu.

15 Eylül 2026 Salı

TÜRK-YUNAN ŞİİRİ

sıla derdine düşünce anlarsın

yunanlıyla kardeş olduğunu

bir rum şarkısı duyunca gör

gurbet elde istanbul çocuğunu


türkçenin ferah gönlünce küfretmişiz

olmuşuz kanlı bıçaklı

yine de bir sevgidir içimizde

böyle barış günlerinde saklı


bir soyun kanı olmasın varsın

damarlarımızda akan kan

içimizde şu deli rüzgâr

bir havadan


Bu yağmurla cömert

bu güneşle sıcak

gönlümüzden bahar dolusu kopan

iyilikler kucak kucak


bu sudan bu tattandır ikimizde de günah

bütün içkiler gibi zararı kadar leziz

bir iklimin meyvasından sızdırılmış

bir içkidir kötülüklerimiz


aramızda bir mavi büyü

bir sıcak deniz

kıyılarında birbirinden güzel

iki milletiz


bizimle dirilecek bir gün

Ege'nin altın çağı

yanıp yarının ateşinden

eskinin ocağı


önce bir kahkaha çalınır kulağına

sonra rum şiveli türkçeler

o Boğaz'dan söz eder

sen rakıyı hatırlarsın


Yunanlıyla kardeş olduğunu

sıla derdine düşünce anlarsın